Avuz- Ağız

27.02.2013 | Kategori : Adana, Arşiv, Türk Dünyası Mutfağı

Bir başka erken bahar belirtisi… Avuz- Ağız

IMG_2558_1

Bu ne demeyin? Mutlaka bilenler var.

Çocukluğumdan kalan bir tat, nerdeyse senelerdir yememiştim.  Evin devamlı sütçüsü inekleri buzaladığında mutlaka getirir üzerine şeker serpip yerdik.

Avuz yeni doğum yapan mö yada me nin doğum yaptıktan sonra gelen koyu renkte olan ilk sütüdür. Bu süt yavru için çok faydalı olup, yavruyu hastalıklara karşı koruyan bir besindir. Süt kimi yerlerde yavruya verilmeyip kazanlarda pişirilir ve konuya komşuya dağıtılır. Bunun anlamı hem yavruyu haber vermek hem de sütünün bereketli olması için yapılır. Avuzu yiyenler hayvanın sahibine teşekkür edip yavruya ve anneye bereketli olması için dualar ederler.

Yaşadığım yer bereketli topraklar… Avuza ulaşmak pek zor olmadı. Bu sene  sütçümüzden şimdiye kadar süt alamadım ama hediyelerim geldi. Ne zamandır söylüyordum “avuzu istiyorum” . Bir baktım  iki bidon avuz- ağız gelmiş beni bekliyor. Biri ilk sağılan diğeri ise ikinci sağılan üzeri sapsarı yağ kaplı sanki. Ne mi yapmam lazım hemen bir bilene sordum. Birkaç gündür kahvaltım oluyor.

IMG_2538_1

Malzemeler

Süt- İlk sağılan

tahta kaşık

Yapılışı

Süt uygun bir tencereye alınır ve orta ateşte sürekli karıştırarak koyulaştırılır. Çok dikkatli olunması gerekiyor kaynamasına fırsat vermeyiniz. Kaynarsa kesiliyor.

Koyulaşan süt ocaktan alınır ve cam bir kapta saklanır.

Konuya komşuya dağıtılır.

Afiyet olsun.

IMG_2525

Bu sütün ikincisini ise kaynatıp nefis bir peynir yaptım. Dilimleyip una bulayacağım tereyağında kızartıp kahvaltımıza eşlik edecek.

Bugünlerde Merkez Parktaki biberiyelerin çiçekleri çoşmuş durumda, her fotoğrafta onu kullanmakta mutluluk duyuyorum.

 

 

Bu Yazıyı Paylaş :

Facebook Twitter Google Buzz Blogger Delicious Google Bookmarks Digg Myspace Yahoo StumbleUpon StumbleUpon Reddit StumbleUpon

Benzer Yazılar

 Alıç - Çocukluğumuzun meyvesi
Alıç - Çocukluğumuzun meyvesi
Poğaça Börek
Poğaça Börek
Asma
Asma
Tarhana
Tarhana

Yorumlar
  1. ıhlamurcum Şubat 27, 2013 01:49

    Ama ben sizden ne çok şey öğreniyorum, şaşırıyorum.Sare’cim, harikasınız.

  2. pembe kekik Şubat 27, 2013 09:27

    Sare’cim harikasın. Ben de bir kaliçunya tarifi var. Peynirin tarifini de bekliyorum sevgiler.

  3. Sare Şubat 27, 2013 17:16

    Dilekcim, çok naziksiniz. Teşekkürler
    Sevgiler.

  4. Sare Şubat 27, 2013 17:20

    Pembecim, teşekkür ederim.
    Sayfanızda görmüştüm ben de size peynirlinin adını soracaktım. Peynir için özel bir şey yapmadım sadece avuzu kaynattım ve süzdürdüm. Kaynayınca kesiliyor ve tatlımsı bir peynirim oldu. Bu elde ettiğim peynirin Giritte peynirli pie için kullanılanla aynı şekilde yapıldığınıdan emin değilim.
    Sevgilerimle…

  5. feray Şubat 27, 2013 20:06

    Yine harika bir post Sarecim mesleğini blogdada sürdürüyorsun ne güzel. Emeğine parmaklarına sağlık canım..

  6. Sare Şubat 27, 2013 22:08

    Feraycım, teşekkür ederim.
    Umarım sıkıcı olmuyordur.
    Sevgilerimle…

  7. Işıl Yalçıner Şubat 28, 2013 00:02

    Aşkolsun Sareciğim. Feray’ın yorumuna yazdığın cevap için diyorum bunu. Böylesine güzel paylaşımlarda bulunan ve bizleri bilgilendiren bir blog için asla böyle düşünemeyiz.
    Avuzu yemedim ama annemden sık sık duyarım. Aynen anne sütü kolostrum gibi o da çok şifalı, yavruları hastalıklardan koruyan bir ilaç adeta. Ne güzel bunlara ulaşabiliyor olmak. Tadı da kimbilir nasıl güzeldir.
    Bir önceki iletindeki peynire de bayıldım. Peynir mayası olarak kullanıldığını biliyorum da buralarda ulaşmak çok zor onlara.
    Ellerine sağlık Sareciğim.

  8. Sare Şubat 28, 2013 07:04

    Işılcım, teşekkür ederim. Beni rahatlattınız.
    Avuz, belki bugün aynı tadı bulmasamda çocukluk tatlarından olduğu için çok kıymetli :) ) Bir de bunun gibi imkanlara ulaşabilenlerin değerlendirmesi lazım o yüzden bir hatırlatma da benden olsun dedim.
    Peynirde istediğimi buldum diyebilirim ama dediğiniz gibi şirden bulmak can sıkıcı olabiliyor.
    Size de hoş geldiniz demek isterim yorumlarınızı özlemiştim,sağolunuz.
    Sevgilerimle…

  9. Nilgün Şubat 28, 2013 08:01

    Sare Hn. sayfanıza bayılıyorum ne kadar besleyici ve doğal şeyler paylaşıyorsunuz. Ben iş gereği uzun yıllar Ankara’da yaşadım. Karşımızda köy vardı eşimle pazar sabahları gider sütümüzü ve bazlamalarımızı sıcak sıcak alır gelirdik. Bir pazar bize sizin bahsettiğiniz avuzdan verip bu çok kıymetlidir dediler. Dediğiniz gibi eve gelince kaynattım biraz fazla kaynatmışım kesiliverdi. Eşim bak yabana gitti dedi bende onu hemen tülbentten geçirip güzel bir lor kurabiyesi yapmıştım. Paylaşımlarınızın devamı dileklerimle sağlıklı ve mutlu günler..

  10. aytop Şubat 28, 2013 11:27

    Anne blogu gibi sıcak anlatımlar tesekkurler güzellik…Hiç duymadıgım seyleri ögreniyorum

  11. Tijen Şubat 28, 2013 12:02

    Sare hanımcığım, ağız sütü geleneği ile ilgili bir kaç sene önce Metro Gastro dergisine yazı yazmak için araştırma yaparken eskiden İrlanda’da yavrulayan ineğin bebeğinin emeceğinden fazlası sağılıp komşulara dağıtıldığı geleneğini okumuştum. Ne kadar özel bir yiyecek değil mi?

  12. Sare Şubat 28, 2013 13:24

    Nilgün hanım, teşekkür ederim. Çok naziksiniz.
    Günümüzde can çekişselerde bu tatların unutulmaması ve doğal olanı her zaman hayatımızda tutmak için gayret edenlerden biri olmak istiyorum.
    Ne kadar lezzetli bir peynir biliyorum avuzun bir kısmını onun için kestirdim ben de:))
    Sevgilerimle…

  13. Sare Şubat 28, 2013 13:29

    Aytopcum, teşekkür ederim.
    Çok tatlısınız, sevgiler.

  14. Sare Şubat 28, 2013 13:33

    Tijen hanım, dünyanın birçok yerinde aynı seremoniler oluyor, demek ki…
    Birçok yiyecekten şüphe eder hale geldik bu da bize yavaş da olsa doğru yolu bulmamızı sağlıyor.
    Çok lezzetli ve geçmişin izlerini taşıyor olması beni heyecanlandırıyor.

  15. miyase Şubat 28, 2013 23:16

    ben bu tada aşinayım çocukluğumda bu yediğimizin ne denli kıymetli besleyici olduğunu bilmeden aynen sizin yaptığınız gibi üzerine şeker döküp bi güzel yerdik şimdi elime geçmiyor maalesef,paylaşımınız için teşekkürler :)

  16. Sare Mart 1, 2013 13:48

    Miyasecim, teşekkür ederim. Çocukluğumuzun tatlarının unutulmaması dileğiye…
    Sevgilerimle…

Yorumlar

Yorum göndermek istiyorsanız, lütfen aşağıdaki formu doldurunuz.

Adınız (gerekli)
 : 

Email Adresiniz (gerekli)
 : 

Website Adresiniz
 : 

Yorumunuz :