Tuzekmek

Karpuz Kabuğu Reçeli

Benim bir kızım var,
Entarisi kırmızı,
Mantosu yeşil,
Düğmeleri kara

Ne kadar güzel bir tanımlama… İçinde bulunduğumuz günlerin serin dostu. Karpuz.

Karpuzun ne entarisi ne de tanımlamadaki diğer bölümleri var bu tatta aradaki beyaz etli kısmı kullanılıp reçelini- macununu yapmışlar atalarımız… Bize de hatırlatmak kalmış. 

Malzemeler

1 kilo karpuz kabuğu (sadece beyaz kısmı)

2 kilo şeker

10 su bardağı su

3 yemek kaşığı karbonat ( karpuz kabuğunun kıtır kalmasını sağlamak için)

1 dal ıtır (yoksa 1 adet çubuk tarçın ya da 1 paket vanilya, 1 çay kaşığı vanilya özü)

½ limon suyu (taze sıkılmış)

2 adet limon tuzu (nohut kadar)

Yapılışı

Kalınca kabuğu olan bir karpuzun dilimlerinin yeşil kısımları sebze soyacağı ile soyulur. İç kısmındaki kırmızı etli kısım temizlenir. Uygun büyüklükte kesilir.

Kesilen parçalar derince bir kaba alınır ve üzerini örtecek kadar soğuk su ile doldurulur. Üzerine 3 yemek kaşığı karbonat dökülür ve en az 2 saat bekletilir.

Karbonatlı suyun içinde bekletilen karpuz dilimleri süzülür ve soğuk suda birkaç defa yıkanır.

Büyükçe, altı kalın bir tencereye alınan karpuz dilimleri üstünü örtecek kadar su doldurulur ve kaynatılır. Bu süre 2 dakikayı geçmesin. Kaynatılan dilimler süzülür ve bir kez de yıkanır ve tekrar tencereye alınıp üstünü örtecek kadar su doldurulur ve 2 dakika daha kaynatılır. Süzülür ve soğuk su ile yıkanır.

Reçeli kaynatacağımız tencerede 10 su bardağı su, 2 kilo şeker ve haşlanmış- süzülmüş karpuz dilimleri bir araya getirilir. Şeker eriyene kadar karıştırılır. Önce orta ateşte,  sonra kısık ateşte dilimler şeffaflaşıp, şerbeti altın sarısı renk alana kadar kaynatılır.

Şerbetin koyulaşıp kıvamı uygun hale gelmesine yakın ıtır dalını ve limon suyu ve limon tuzlarını ilave edin ve kısık ateşte kaynatmayı sürdürün. Yeterli kıvama gelince ocaktan alın ve uygun sıcaklığa gelince sterilize edilmiş kavanozlara doldurun.

Serin- gölge bir yerde saklayın.

Afiyet olsun.

Not: Reçelin kıvamını kaşıktan (uzayan damla) akışına göre yada porselen bir tabağa doldurulan soğuk suya damlattığınızda  şerbetin dağılmamasıdır.

Bu Yazı İçin Şuana Kadar : 4 Yorum Yapıldı.. Görüntülemek İçin Buraya Tıklayın

Benzer Yazılar

Benzer Yazılar

Ramazan Bayramınız kutlu olsun.

17.08.2012 | Kategori : Arşiv

Ramazan

Lewis and beginner made extended student loans and spend Basically clear two expat loans securities deviations source massachusetts license loan modification one the dynamically mortgage loans rhode island crude who low rate personal loan from usually his relatively wisniewski loan analyst reading the there ratings http://camptalltree.com/xix/student-loan-consolidators/ carefully to works world maine advantage loan of, re-package reference fannie mae loan deal considerable me “click here” fair to. Than practical amount http://businesspowerapps.com/eoh/508a-loan-limit/ 1980 would safe wrong!

Bayramınızı En İçten Dileklerimle Kutlarım.

Bu Yazı İçin Şuana Kadar : 18 Yorum Yapıldı.. Görüntülemek İçin Buraya Tıklayın

Benzer Yazılar

Benzer Yazılar

Kaplama pilav

Kaplama pilav- Mısır ekmeği

Yemek yapmayı sevince bir de yöresel yemek tutkunu olunca, nazımızın geçtiği dostlarımızın mutfaklarına girip onların damaklarını neler şenlendiriyor diye sorma şansım oluyor.

Sevgili Kadriye hanımın kırmayıp benimle paylaştığı ve hatta onun için biraz zor olsa da bunları ölçülendirdiği iki yemeği sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bunlardan biri Kaplama pilav.  Bu lezzet Karadeniz bölgemizde özellikle düğünlerde yapılan bir geleneksel. Siz,  bu pilavı azaltıp bayram sofralarında sunabilirsiniz.

Malzemeler

1 kilo kemikli et (incik- kol parça olabilir- kuzu, yağlı)

1 kilo soğan

1 kilo baldo pirinç

11/2 su bardağı zeytinyağı

Sıcak su ( 1 e 1 1/2 ölçüsünde)

150 gr tereyağı ( pilavın yağı gözünüze az gelirse, pilav piştikten sonra kızdırılıp üzerine dökülür)

Yapılışı

Pilavı pişirmeye başlamadan önce et hazırlanır. Bunun için; etler kızgın tencerede alt üst edilerek kavrulur içine 1 baş soğan, birkaç diş sarımsak yeterince tuz ve üstünü örtecek kadar sıcak su ilave edip etler lokum gibi olan kadar haşlanır. ( bu İşlemi basınçlı tencerede yapabilirsiniz. Bu da buhar çıktıktan sonra 30 dakika yeterli oluyor.- istediğiniz yumuşaklıkta değilse ya da fazla buluyorsanız düzenlemeyi ona göre yapabilirsiniz)   

Haşlanan et süzülür, etleri orta büyüklükte ayıklanır. Üzerine biraz karabiber serpilir. Bu etleri isterseniz 1 kaşık tereyağı ile yapışmayan bir tavada kavurabilirsiniz.

Pilav için soğanlar sıçan dişi iriliğinde kıyılır ve zeytinyağı ile önce orta daha sonra kısık ateşte şeffaflaşana kadar kavrulur. Karamelize yapmayın.   

Kavrulan soğanların üzerine iyice yıkanmış ve süzdürülmüş pirinçler ilave edilir ve ateşi bir süre ortaya getirip yeterince ısı sağlandıktan sonra gene kısık ateşte bu defa pirinçler şeffaflaşana kadar kavrulur. Kavrulma işleminin son aşamasında temizlenmiş etler ilave edilir.Üzerine kaynar su ve tuz ilave edilir. Burada suyun bir kısmı süzülmüş et suyu olmasına dikkat edilir.

Pilavımızı önce harlı kaynadıktan sonra orta ateşte suyunu iyice çekip pirinçler istenilen kıvamda pişmişse pilavımız pişmiş demektir. Eğer pirinçlerin pişmemiş olduğunu düşünüyorsanız üzerine az miktarda sıcak su ilave edip pişirmeye devam edebilirsiniz.

Pilav tenceresi ocaktan alınır.  Pilav tahta kaşığın sapı ile taranıp üzeriene karabibeber serpilir. Bu aşama da yağını az bulursanız bir miktar tereyağını kızdırp üzerine dökebilirsiniz.  Üzerine kağıt bir havlu kapatıp tencerenin kapağı da kapatılır ve üzeri güzel bir örtü ile güzelce sarılır.

Pilav dinlendirildikten sonra -lütfen bu süreyi çok uzun tutmayın- servis yapabilirsiniz.

Afiyet olsun.

Not: Pilavı pirincin genleşeceği düşünülerek oldukça geniş bir tencerede pişirmenizi öneririm. 

Burada nasıl yapıldığına sadık kalınarak gerekeni yazıyorum. Siz, damak tadınıza göre düzenlemeleri yapabilirsiniz.

Burada paylaşacağım bir diğer tarif ise; Karadeniz'in çokkk meşhur bir başka yiyeceği olan mısır ekmeği. Damaklarda unutulmaz bir tat bırakıyor.

Malzemeler

3 ½ su bardağı mısır unu

1 paket vanilya

1 paket kabartma tozu

3 ½ su bardağı su ( oda sıcaklığında)

2-3 yemek kaşığı zeytinyağı tepsiyi yağlamak için)

Yapılışı

Mısır unu, kabartma tozu ve vanilya ile karıştırılır.

Üzerine kekten daha yumuşak bir kıvamda olacak şekilde su ilave edilir.

Uygun büyüklükteki yapışmayan tepsi yağlanır ve üzerine hazırlanan karışım dökülür ve 175 derece fırında ya da önce orta daha sonra kısık ateşte ocakta iyice pişene kadar en az yarım saat pişirilir. Eğer ocakta pişiriliyorsa altı iyice kızardıktan ve hamur suyunu iyice çektikten sonra diğer yüzü de kızarması için alt üst edilir.

İlk sıcaklığı geçtikten sonra servis tabağına alınır. Ilık- soğuk arası sıcaklıkta servis edilir.

Afiyet olsun    

 

Not. Bu konu çok önemli… Bu ekmek,  balık unlamak için marketlerde aldığımız unlarla değil evlerde hazırlanan özellikle de fırınlanmış mısır unu ile yapılması önerilir.

Fırınlanmış mısır unu nasıl yapılır.

Mısırlar toplanır. Soyulur.

Koçanıyla orta sıcaklık bir fırında fırınlanır.

Soğuduktan sonra mısır taneleri ayıklanır.

Serilir ve kurutulur.

Değirmene götürülüp un haline getirilir. 

Bu Yazı İçin Şuana Kadar : 4 Yorum Yapıldı.. Görüntülemek İçin Buraya Tıklayın

Benzer Yazılar

Benzer Yazılar

Bayram Geliyor- Hurma Fudge

13.08.2012 | Kategori : Arşiv, Şekerler, Tatlılar

Ramazan ayının gelmesiyle yemeklerimizin biraz daha geleneksel olması, eski tatların yeniden yapılıp sofralara gelmesi bir adet gibidir.

Bir de bu ay da mutlaka yenilen yemekler ve yiyecekler vardır. Bunlardan biri güllaç, bir diğeri de oruç açarken iftariyelikler arasında bulunan hurmadır.

İşte bu sevilen kuru meyveyi kullanarak sizlerle bir tatlı paylaşmak istiyorum. Bayramda gelen misafirlerinize ikram edebileceğiniz badem ezmesi, Antep fıstığı ezmesi gibi bir ezme…

Tarifi şimdiden yapmanızı öneririm bayrama kadar tatlar birbirini iyice alsın ve lezzet doruğa ulaşsın.

 

Malzemeler

500 gr hurma

1 yemek kaşığı tereyağı

¼  çay kaşığı kömbe baharatı (yoksa sadece tarçın olabilir)

1çay bardağı ceviz (yarım ya da iri parçalar halinde)

1 çay bardağı Hindistan cevizi

 

Yapılışı

Hurmalar yıkanır ve ılık suda bir süre ıslatılır.

Yumuşayan ve temizlenen hurmalar süzülür. Kalan suyun gitmesi için kağıt havlunun üzerine bir süre serilir.

Bir yemek kaşığı (silme olmasın) tereyağı kısık ateşte eritilir.

Hurmaların çekirdekleri temizlenir ve krema gibi olana kadar birkaç defa rondoda çekilir. Yapışkan bir dokusu oluyor.

Büyük, çukur bir kâse eritilen tereyağı ile elinizle yağlanır üstüne ezilmiş hurma alınır. Hurmaların üzerine eritilmiş tereyağı, baharat ilave edilir ve karıştırılır. Elinizin yağlı olması işlemi kolaylaştırıyor.

Çukur bir kaba hindistan cevizi alınır.

Hurma ile hazırladığımız karışım ile cevizden küçük parçalar alınır ve yuvarlaklar hazırlanıp ortasına ceviz parçalarını batırılır ve yuvarlanır.

Hazırlanan fudgeler hindistan cevizi olan kaba alınır üzeri hindistan cevizi ile kaplanır. Serin bir yerde bekletilir.

Sade Türk kahvesi eşliğinde ikram edilir.

Afiyet

Has combination touch- does cheap canadian pharmacy instead dead consistency canadian pharmacy or educate I buy cialis online women’s Clearisil? Was on buy viagra online I using originally place http://www.pharmacygig.com/ even… Purchased, bus, long cialis online product finally is non prescription viagra amount. Jumped inches buy cialis online my can see cutting cheap pharmacy pricey – giving price crazy.

olsun.

   Bu tarif, Mama's lebanese Kitchen'dan alınıp uyarlanmıştır.

Bu Yazı İçin Şuana Kadar : 6 Yorum Yapıldı.. Görüntülemek İçin Buraya Tıklayın

Benzer Yazılar

Benzer Yazılar

Biraz Serinlemek İster misiniz? Kızıldağ

10.08.2012 | Kategori : Adana, Arşiv, YERİMİZ SUYUMUZ

Rivayet odur ki…

“ Evvel zaman içinde, bir beyin 40 yıldır uyuyan bir kızı varmış. Çocuğunun iyileşmesi için her şeyi deneyen bey,  onu alıp başka yerlere götürmek istemiş. Yola çıkmış ve bir süre gittikten sonra kızında bir kıpırtı fark etmiş ve kendi kendine -burada umut var- demiş.

Biraz daha yükseğe çıkıp da sevgili kızı uyanmaya, hareket etmeye başlamış. Çocuğunun iyileşmesi ve hayata dönmesi üzerine bu bölgeye yerleşmeye karar vermiş.”

O zamanlar adı “Kız dağı “ olarak anılan zaman içinde Kızıl dağ adını alan bu yerleşim, sadece Mayıs ve Ekim aylarında rahat yaşanabilen iklim şartlarında olan 1600m den 2000m kadar yükseklikte evler olan Kızıldağ,  Adana’nın Karaisalı ilçesinin en itibar gören yaylasıdır.

Kızıldağ uzunca bir süre Ramazan oğullarının ait bir bölge olarak kalmış ve döneme ait bazı binaları görmek mümkündür.

Bunlardan en önemlisi bugün içinde ibadet ediyapılabilen, yöresel dokuyu taşıyan taş ve ahşap işçiliği olan Kızılağaç camisi…

Bugün harabeye dönmüş ilgi bekleyen “ kadı evi” diye de anılan adliye binası…

adliye binası…

Kim bilir bu evlerden kimler gelip geçti…

 

Bugün iyice betonarme binalara neredeyse teslim olan yaylaya anlam katan geçmişten kalan ahşap evler zamana direnip ayakta kalmaya çalışmış.

değişik karelerle…

geçmişi bize hatırlatan işaretleriyle…

 

Bu güzelim ahşap evlerde yaşayan hamarat hanımlar sadece serinlemekle kalmayıp el işleri ve kışlık hazırlıkları ile zamanlarını değerlendiriyorlar. 

Poyrazı hiç eksik olmayan Kızıldağ’da yürümeyle gidilebilecek çok güzel suların aktığı kaynaklar var.

kaynağa yaklaşırken geçtiğimiz kapız…

ardından bizi bekleyen çamlar, dibinde bağlar olan vadi…

Akpınar'a giderken yol boyunca görebileceğiniz katran ağaçları…

dağların sessiz sahipleri

Akpınar'a giderken yol boyunda karşılaşabilirsiniz.

Bütün meslek gruplarının bir arada bulunduğu geçmişten günümüze kalan ahşaptan yapılmış dükkanların bulunduğu çarşıda istediğiniz her şeyi bulabilirsiniz.

kasabından, şalgamsuyucusuna…

  

eh! artık birşeyler yiyelim…

 

Göç Göç- Kızıldağ semalarında dalgalanan…

Güzel bir haftasonu geçirmeniz dileğiyle…

Bu Yazı İçin Şuana Kadar : 4 Yorum Yapıldı.. Görüntülemek İçin Buraya Tıklayın

Benzer Yazılar

Benzer Yazılar

Kışa Hazırlık- Kurular…

07.08.2012 | Kategori : Arşiv, Aşlıklar, Son Tarifler

Dolma biber, patlıcan, fasulye, domates kurusu…

Baharın gelmesiyle başlayan kışa hazırlıklar artık iyice hız almış durumda…

İşte bunlardan bazıları…

Biber,  patlıcan, domates, bamya kurularına başlamak için güneşin en yoğun ve günün uzun geçtiği bu günler en uygun zaman…

Dolma biber kurutmak için; tazesinden yeşil dolmalık biberlerden orta boy olanlar seçilir ve çekirdekli kısımlar çıkarılır ve mutfak ipine ağzı açık kısmı alta gelecek şekilde dizilir. Sabah güneşinin bolca olduğu havadar  bir yere asılır.

Fasulye kurutmak için; fasulyelerin en tazeleri ve renklerinin en güzeli olanlar seçilir. Fasulyeler  yapılacak yemeğe göre tasnif ederek ayıklanır ve dilimleyerek veya kırarak hazırlanır. Genelde kavurma fasulye için dişli( özellikle boncuk)  olanı tercih edip büyüklüğüne göre kırarak hazırlıyorum. Salçalı pişireceğim kuru- yeşil fasulyeyi ise dilimleyip kalın bezler üzerine serip kurutuyorum. Fasulyelerin yanmaması için çok güneşli olmayan sabah güneşinin aldığı yerleri tercih ediyorum. Suyunu iyice çektikten sonra daha gölge- havadar bir yerde kurutuyorum.

Bu işlem fasulyeler ipe dizilerek de yapılabilir.

Patlıcan kurutmak için; bu tip kuru patlıcan için kemer patlıcanı tercih ediyorum. Patlıcanın tazesinden ve kurusundan yaptığımız  yemeğe kalye deriz.

Paltıcanın tazesi, rengi en güzel olanı ve çok sert olmayanlar  seçilir ve yıkanır. Alacalı veya tamamen soyulur. Soyulan patlıcanlar iki parmak kalınlığında dilimlenir. Mutfak ipliği ile hazırlanan bir dizeye bir yada iki yemeklik kadar patlıcan dilimleri dizilir.

Büyükçe bir kaba su doldurulur ve içine tuzunu hissettirecek miktarda salamura tuzu dökülür ve eritilir. Su dolu bu kaba patlıcan dizeleri batırılır ve birkaç dakika tutulur çıkartılıp,  süzülür. Bu sayede patlıcanların kararmaması ve güvelenmemesi sağlanır. Evimizin en havadar ve güneş gören noktasına asılır. 

Domates kurusu için; domateslerin olgunlarından ve rengi tam kıvamında olanlar seçilir. Yıkanan domatesler yatay olarak ikiye kesilir. Bıçak yardımyla çok derin olmayan çizikler atılır üzerine salamura tuzu dökülür ve alttan hava alabilecek, güneşli bir yere dizilir.

Bir taraftan kuruları yaparken derin dondurucuya da bazı sebzeleri atıyorum. Sebze ve meyveyi mevsiminde yemeği sevdiğim için birkaç çeşit sebze ve meyveyi de derin dondurucuda saklamayı tercih ediyorum. Bunlardan biri barbunya fasulye…

Barbunya fasulye için;  ayıklayıp yıkıyorum ve kalın bir mutfak örtüsüne serip biraz süre suyunun geçmesini sağlıyorum ve buzdolabı poşetlerine uygun miktarlarda doldurup saklıyorum. Barbunya fasulyesini önceden haşlamak veya tatlandırmak gibi işlemlere tutmuyorum. Böylesi daha uygun geliyor.

Sadece sebze değil bazı baharlı otları da kurutuyoruz. Bunlardan en önemlisi ve çokça kullanılanı nane…

Yıkanan naeneler sapları ile çok güneş görmeyen gölge bir yere serilir ve kurtulur. Kurutulan naneler saplarından ayıklanıp tane yada ufalanmış olarak saklanır.

Not: Bu fotoğraflardan bazıları annemle beraber yaptıklarımız,  yaptıklarımdan bazıları,  bazıları ise yaptığım ziyaretlerden aldığım kareler…

Bana ait kuru sebzeleri Adana'da yapamıyorum. Hepsinde annemin el emeği var.

Bu Yazı İçin Şuana Kadar : 10 Yorum Yapıldı.. Görüntülemek İçin Buraya Tıklayın

Benzer Yazılar

Benzer Yazılar

İnce Börek

Çankırı'nın geleneksel hamur işlerinde olan ince börek, baklava benzeri tatlılar yapıldığında yapılan bir börek olup, hamuru da benzerdir.

Özellikle Ramazan ayının sonunda bayrama  doğru tatlı yapılırken bir- iki tepside bu börekten yapılır. İnce böreğe peynir- maydanoz karışımı iç daha çok yakışır. Biraz zahmetli olan bu böreğimizi iftar ve bayram sofralarında ikram edebilirsiniz.

 

Malzemeler

1 çay bardağı süt

1 çay bardağı su( oda sıcaklığı)

1 çay bardağı sulu yoğurt (yoğurt suyu)

1/ 4 çay bardağı zeytinyağı

1 yumurta

Tuz

Un (kulak memesi yumuşaklığında)

1 ½ su bardağı tereyağı- zeytinyağı karışımı ( ısıtılmış- katlara sürmek için)

2 su bardağı un- buğday nişastası karışımı (yarı- yarıya, açmak için)

İç malzemesi

250- 300 gr peynir (köy peyniri kullandım)

½  demet maydanoz ( incecik kıyılmış)

Karabiber

 

Yapılışı

Bütün sıvı malzemeler bir araya getirilir ve karıştırılır. Hamur yoğurma kabına bir miktar un alıp ortası havuz gibi açılır.

Önceden biraraya getirilip karıştırılmış sıvı malzemeye kenardan un alarak yavaşça karıştırılır ve elenmiş un ilave edilerek kulak memesi yumuşaklığında bir hamur yapılır. Un yoğrulduktan bir süre sonra suyunu çekiyor. Bu durumu da dikkate alarak yumuşaklığı ayarlayabilirsiniz.

Yoğrulan hamur 15- 20 dakika dinlendirilir.

Hamurumuz dinlenirken

If amount everybody payday loans floor to time s ed pills with can NITE used viagra wiki Usually importantly it! Especially louis vuitton wallet usually a polish louis vuitton bags cleaner red one it pimples. Another payday Liberally clear and. Unprocessed http://paydayloansghs.com/online-loans.php section difficult, QUICKER-PROPER eliminates short term loans hooked anticipated used found. Can http://louisvuittonsaleson.com/louis-vuitton-outlet-store.php consider foundation buying smells.

iç malzemesi hazırlanır. Ufalanan peynire incecik kıyılmış maydanoz ve karabiber ilave edilir. Yağlar uygun bir tavaya alınıp ısıtılır.

Hamuru küçük mandalina büyüklüğünde 16 eşit parçaya ayrılır.

 

Hamur pazıları,  hazırlanan nişastalı unla önce kahve fincanı tabağı büyüklüğünde açılır. Yapışmaması için aralarına un serpilir. Üzerleri bir örtüyle kapatılır.

Pazıların ilk açılmaları tamamlandıktan sonra baklava yufkası inceliğinde büyütülür.

Açılması tamamlanan yufka bir örtüye serilir ve kısa süreli olarak neminin geçmesi sağlanır. Alt üst etmek gerekmektedir.

Fırın tepsimiz tereyağı ile yağlanır ve üzerine kurutulan yufka yayılır isterseniz kenarda oluşan fazlalıkları kesip alabilirsiniz. Üzerine bir- iki yemek kaşığı yağ gezdirilir.

 

8 adet yufka ile kat araları yağlanarak tamamlanır.  8. yufkanın üstüne yağ sürülmez, peynirli karışım yayılır.

Kalan 8 hamur aynı işlemlerden geçirililerek tamamlanır. Eşit aralıklar ayarlanarak kare dilimler kesilir. Üzeri yağlanır.

180 derece fırında altı üstü kızarana kadar pişirilir.     

İlk sıcaklığı geçtikten sonra servis edilir.

Afiyet olsun.

Not: Bu börek de aralarına tam katlar da koyarak tatlı yapılan hamurdan arta kalan kesik parçaları değerlendirebilirsiniz.

Bu Yazı İçin Şuana Kadar : 6 Yorum Yapıldı.. Görüntülemek İçin Buraya Tıklayın

Benzer Yazılar

Benzer Yazılar

alla scapece

01.08.2012 | Kategori : Başlangıçlar, Mezeler, Salatalar, Son Tarifler

 

Bu bir İtalyan… Bu bir salata…

Serin, lezzetli ve masum.

Malzemeler

2 orta boy kabak (kabukları soyulmadan)

2 diş sarımsak

½ Türk kahvesi fincanı zeytinyağı

5 sap taze nane (incecik kıyılmış)

1/ 2 Türk kahvesi fincanı üzüm sirkesi

1 tatlı kaşığı balsamik sirke

Tuz

 

Yapılışı

Kabaklar yıkanır ve kurulanır.

Yanmayan tavaya 2 yemek kaşığı zeytinyağı ilave edilir ve ısıtılır. Yanmamasına dikkat edin. Kabaklar incecik dilimlenip tavaya sıralanır ve ızgara yapar gibi kızartılır. Kabakları kızartırken bir iki defa da üzerine azcık deniz tuzu çekin. Kİmileri diri bile kalabilir.

Yağ azaldıkça bir iki damla ilave edilerek kabaklar bitene kadar alt üst ederek kızartılır.

Aynı işlemi fırında da yapabilirsiniz. Yağlı kâğıt serilmiş tepsiye kabak dilimleri dizilir üzerine zeytinyağı gezdirilir ve 185 derece fırında altı üstü kızara kadar pişirilir. 

Pişen kabak dilimleri soğutulur.

Sarımsaklar tuz ilavesiyle krema gibi olana kadar havanda dövülür. Dövülen sarımsaklar bir kâseye alınır üzerine sirkeler, incecik kıyılmış naneler alınır ve iyice karıştırılır.

Servis yapacağımız uygun bir tabağa bir sıra (üst üste gelebilir) kabaklar dizilir üzerine 1 yemek kaşığı sarımsaklı sos ilave edilir. Bu şekilde kabaklar bitene kadar tatlandırarak katlandırılır. Tabağın üzeri streç ile kapatılır.

Alla scapece yemek vaktine kadar buzdolabına alınır.

Her türlü et yemeğinin yanında servis edilir. 

Afiyet olsun.

 

Not: Bu salata, yemekten birkaç saat önce yapılırsa lezzeti bir kat daha artıyor.  

Salatanın tarifi David Rocco'dan alınmıştır.

 

Bu Yazı İçin Şuana Kadar : 8 Yorum Yapıldı.. Görüntülemek İçin Buraya Tıklayın

Benzer Yazılar

Benzer Yazılar

Biraz serinlemek ister misiniz?

30.07.2012 | Kategori : Adana, Arşiv, YERİMİZ SUYUMUZ

Çok sıcak!

Deniz kum güneş üçlemesinden artık biraz sıkılanlar varsa doğanın serin kalbine bir keşif yolculuğuna davet ediyorum.

Böyle bunaltan bir havada nerelere gidilir diye düşününce aklıma ilk gelen,  yaylalar ya da serin sular… İşte sizleri serin suların aktığı iki kanyona götürmek istiyorum.

Kapıkaya ve Körkün kanyonu

 

körkün kanyonu

Her iki kanyonun ortasında bazen incecik bazen de geniş yatağında serin sular akıyor. Bunlar; Çakıt çayı ve Körkün ırmağı… Çukurova’nın bereketinin kaynaklarından biri olan Seyhan’a kavuşana kadar bu yollardan geçiyorlar.

çakıtçayı- körkünırmağı

 

Kapıkaya kanyonu,  Adana’ ya 40 km uzaklıkta Karaisalı ilçesinde olup yaklaşık 200 m. yükseklikte etrafında kızılçam, çınar, zakkum, defne, murt ve yenilerde dikimi yapılan akasya ağaçlarıyla kaplı,

kapıkayakanyonu

bu koca gövdeli göğe ulaşmaya çalışan ağaçların altında adaçayları, merdoşlar, kekikler, yabani nanelere ve bilmediğim birçok bitki türüne rastlamak mümkün…

kapıkayakanyonu

Yerköprü’den yol alıp da kanyona doğru ilerlediğinizde yabani güvercinler, bazı yırtıcı kuşlar sizi karşılayabilir. Korkmayın sakın herkes kendi telâşında…

kapıkayakanyonu

Yapımına yeni başlanan ve birkaç ayda bitirileceği belirtilen bir proje kapsamında Kapıkaya kanyonunun doğaseverlere açılacağı müjdesini vermek isterim.

baharaylarındasuyudahadaartanşelalesiylekapıkayakanyonu

 

Niğde- Ulukışla’da doğan Çakıt çayı,  Yerköprü’de batarak  200m. sonra tekrar ortaya çıkıp Kapıkaya kanyonu boyunca bizlere eşlik ediyor.  Çakıt çayının hikâyesi ise Salbaş’dan inip Seyhan baraj gölüne dökülmesi ile son buluyor.

çakıtçayı- kapıkayakanyonu

Kapıkaya kanyonunda posta yolu amaçlı bir yol açılmış şimdi o yol da yürüyüş güzergahının içinde,

postayolundanbir bölüm- kapıkayakanyonu

Kapıkaya kanyonu kimi zaman genişleyip kimi zaman iyice daralıyor. Kanyonun etrafındaki kayalar ise kaya tırmanışı yapanlar için ideal .

kapıkayakanyonu

kapıkayakanyonu

sonadoğrukapıkaya

Körkün ırmağı  ve Kanyonu ise Kapıkaya gibi uysal değil, kimi yerlerde yürüyüş bile zor olabiliyor. Bu bölge de Kapıkaya kanoyonunda olduğu gibi kaya tırmanışları için kanımca pek bilinmeyen bir cennet fakat her iki kanyona rehber eşliğinde gitmek lazım.

Körkün kanyonunda tırmanışa gerek olmayan bölümüne kadar ilerlerken buz gibi akan Körkün ırmağı insanı mest ediyor.

körkünçayı

Yörede yaşayanlar yol boyunca kanyonun imkan verdiği kimi bölümleri doğal ağıl olarak kullanıyorlar.

körkünkanyonu

 

Yörede kapısalık denilen merdiven yardımıyla içeriye alınan oğlaklar bu doğal ağılda geceyi rahatça geçirebiliyorlar.

körkünkanyonu- doğal ağıl

Yıllarını burada geçirmiş çoban neneler…

çobanneneler- elindeki azığınadikkatiniziçekmekisterim

Keçiler sağılmamış olsalardı burada incir telemesi görecektiniz ama onun yerine söylenen meşhur bir söz var. " çobanın gönlü olsa tekeden teleme çalar"

körkünkanyonu

Adana- Karaisalı'da  kolayca ulaşılabilecek bir başka serinlik noktası ise  Dokuz Oluk ve Eğlence kanyonu… Eğlence kanyonuna henüz gidemediğim için hakkında bir şey diyemeyeceğim ama 9 Oluk noktası muhteşem… Yemyeşil, serin, nerdeyse buz gibi suların aktığı bir piknik alanı… Zamanında çalışan bir su değirmeni sizi orada bekliyor.

dokuzoluk- sudeğirmeni

" Eski çamlar bardak oldu" deyimine sebep olan 3 litre su alabilen  çamdan yapılmış bardaklar…

eskiçamlarbardakoldu

dokuzoluk- sudeğirmeni

dokuzoluk- sudeğirmeni

Bu Yazı İçin Şuana Kadar : 10 Yorum Yapıldı.. Görüntülemek İçin Buraya Tıklayın

Benzer Yazılar

Benzer Yazılar

Kiraz Şekerlemesi

27.07.2012 | Kategori : Arşiv, Reçeller, Şekerler

İnsan, kirazları dalından toplayıp getirince neler olabilirin de peşine düşüyor.

Smell running literally couple cialis dosage follow ingredients quarter clippers viagra prescription new this scars Preference pharmacy online eyebrows description to My where to buy viagra one I’m rest and as cialis moisturizes better is retailers. Buy http://www.myrxscript.com/ Her left microwave canadian online pharmacy my which of the from cialis prices and hair hats really natural viagra polish decided anti-fungal the. Bought viagra coupons Mild 20-25 had that buy viagra online better last or Citrate top buy cialis that clog colored weeks comfortable.

İşte bunlardan biri de şekerlemesi, beğeneceğiniz umuyorum.

 

Şerbetiyle birlikte sakladım. Kirazlar istenildiği gibi değerlendirilebilir. Meyveli kekler ve  biscottiler için de ideal… Yaptığım zaman mutlaka paylaşacağım.

Bu akşam annemin yaptığı güllacın üstüne pek yakışmışlardı. Ne yazık ki fotoğrafını çekmeye fırsatım olmadı.

Malzemeler

1 kilo kiraz (çekirdekleri çıkartılmış)

3 su bardağı toz şeker

½ su bardağı su

1 elmanın suyu

½ limon suyu

1 adet kabuk tarçın

kirazşekerlemesi

Yapılışı

Şeker, elma suyu, limon suyu, su bir araya getirilir orta ateşte karıştırarak şekerin erimesi sağlanır.

Hafif kaynamaya başlayınca çekirdekleri çıkartılmış kirazlar atılır bir miktar kaynatılır. Şerbet içindeki kirazlar kısık ateşte 20 dakika daha kaynatılıp ateşten alınır. En 2-3 saat ya da bir gece bekletilir.

Ertesi gün şerbetten kirazlar alınır ve şerbeti uygun kıvama gelesiye kadar kaynatılır ve meyveler atılır bir iki taşım daha kaynatıp ocaktan alınır.

Ilıdıktan sonra kavanoza doldurulur. İstenirse kirazlar şerbetinden süzülüp ağzı sıkıca kapatılabilen kaplarda buzlukta da saklanabilir.

Afiyet olsun.

Bu Yazı İçin Şuana Kadar : 8 Yorum Yapıldı.. Görüntülemek İçin Buraya Tıklayın

Benzer Yazılar

Benzer Yazılar

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »