Tuzekmek

Bu bitkiyi tanıdınız mı?

23.07.2012 | Kategori : Adana, Arşiv, Şifalı Bitkiler, YERİMİZ SUYUMUZ

bubitkiyitanıdınızmı?

Ekşi tadıyla iştah açıcı bir baharat olan bitkimiz özellikle kokuyu azalttığı için soğan salatalarında ve bazı yemeklerde kullanılır.

bubitkiyitanıdınızmı?

Hazmı kolaylaştırır,  kandaki şeker oranını düşürür fakat yüksek tansiyonu olanların dikkatli kullanması önerilen bu taneli bitki sofralarımıza gelmeden önce uğraştırıcı işlemlerden geçer.

Mercimeğe benzeyen tanelerinden çayı yapılıp balla tatlandırılıp içilir. Aynı çay tatlandırılmadan içildiğinde ise boğaz ve diş etleri için iyi gelmektedir. Her ikisinin de tarifi yakında…

Antepfıstığıgiller familyasından olup,  genellikle yurdumuzun Akdeniz ve Ege bölgesinin yüksek kesimlerinde yetişir.

Bu şifalı bitkiyi tanıtabildiniz mi?

Bu Yazı İçin Şuana Kadar : 9 Yorum Yapıldı.. Görüntülemek İçin Buraya Tıklayın

Benzer Yazılar

Benzer Yazılar

Kiraz sapı çayı

20.07.2012 | Kategori : Arşiv, İçecekler, Şifalı Bitkiler

Kirazları yerken atmaya kıyamadığımız bir bölümü meyvenin sapı…Kiraz sapının faydalarını öğrendikten sonra sapları biriktirmeye başladık, değil mi?

Kiraz sapından yapılan bu çayın detoks etkisinin yanında,  sindirim sistemine ve böbrekler için çok faydalı olduğu bilinir.

Kendine özgü tadı ve kokusu olan çayı yemeklerden sonra soğuk ya da sıcak olarak içebilirsiniz.

Bu çay yeşil çay ile de harmanlanıp içilebilir.

Kiraz saplarını kuruturken dikkat edilmesi gereken en önemli konu ise fazla güneşli bir ortamda olmaması gerekmektedir. Saplar çok incelip rengi iyice koyulaştığında ise zamanı geçmiş, kullanılmamalıdır.

 

Malzemeler

30 gr kiraz sapı

1 l içme suyu

Şeker (arzuya bağlı)

kirazsapıçayı

 

Yapılışı

Bir bardak içme suyuna 30 gr yıkanmış kiraz sapı bir kasede üstü kapalı olarak  bir gece bekletilir.

Ertesi gün kalan su ile saplar bir tencerede 10 dakika kaynatılır.

Saplar süzülür ve öğünlerden sonra sıcak ya da soğuk olarak içilir.

Afiyet olsun.

 

 

Bu Yazı İçin Şuana Kadar : 8 Yorum Yapıldı.. Görüntülemek İçin Buraya Tıklayın

Benzer Yazılar

Benzer Yazılar

eski ağıza yeni taam

18.07.2012 | Kategori : Arşiv, Son Tarifler, Türk Dünyası Mutfağı

eski ağıza yeni taam

eskiağızayenitaam

Herşeyin mevsiminde yendiği zamanlarda söylenen bu karşılama deyiminin günümüzde artık pek anlamlı olmayabilir.

Deyim, turfanda olan sebze ve meyve soframıza geldiğinde söylenip ardından bir kahkaha atılırdı.

Hahahahaha…

 

Bu Yazı İçin Şuana Kadar : 6 Yorum Yapıldı.. Görüntülemek İçin Buraya Tıklayın

Benzer Yazılar

Benzer Yazılar

Kirazli Clafoutis

17.07.2012 | Kategori : Tartlar, Tatlılar

Dünya mutfaklarına bakınca,  kiraz deyince ilk akla gelen bir tatlı var. Clafoutis.  Meyveli omlete benzeyen, pişerken kirazların meyve suyu sayesinde biraz yumuşak, keke benzemeyen ve  kendine özgü bir dokusu olan ikram…

Ilık yenmesi önerilir.

kirazlıclafouties

 

Malzemeler

3 yumurta

1 su bardağı süt

¼ su bardağı krema

2/3 su bardağı toz şeker

3 su bardağı kiraz( yıkanmış ve kurutulmuş- çekirdeklerini de çıkarttım)

½ su bardağı un

¼ su bardağı badem unu

Tuz(bir fiske)

1 çay kaşığı badem esansı

Yapılışı

Kirazları yıkayıp bir mutfak havlusunun üzerine serin. Saplarını sakın atmayın.(yakında çayını yapacağız?) Çekirdeklerini çıkartabilirsiniz.

Karıştırma kabında yumurtalar, un, süt, krema, badem unu, şeker, badem esansı ve tuz bir araya getirilir. Mikserle malzemelerin hepsi karışana kadar birkaç dakika çırpılır.

Büyük ya da küçük tart kapları yağlanır. İçine temizlenmiş kirazlar dizilir ve üzerine hazırladığımız karışım bir parmak kalasıya kadar doldurulur.

175 derece fırında yaklaşık 30 dakika pişirilir. Kürdan testinden geçtikten sonra fırından çıkartılır.

Yanında güzel bir Türk kahvesi ile ılık servis edilir.

Afiyet olsun.

 

Not: Clafoutis için yazmadan geçemeyeceğim bir nokta; çoktandır görüp ilk defa yaptığım bu tatlı beni çok mutlu etmedi.

Bu Yazı İçin Şuana Kadar : 14 Yorum Yapıldı.. Görüntülemek İçin Buraya Tıklayın

Benzer Yazılar

Benzer Yazılar

Tuzlu yoğurt- Bakla boraniyesi

17.07.2012 | Kategori : Arşiv

 

 

 

 

Hikâyesi yüzyıllar öncesine dayanan bir yemek borani, bir Hatay gelenekseli… Ispanaklısı, kabaklısı, yeşil soğanlısı ve baklalısı…

Türk mutfağının en önemli özelliklerinden biri de yemeklerinde yoğurt kullanılmasıdır. Hatay mutfağında da bu gelenek sürmüş ve birbirinden lezzetli yemekleri yapmışlar ve günümüze kadar gelmiş. Yemekte kullanılan yoğurt Hatay’da değişikliğe uğramış ve yoğurt, tuz ile kaynatılarak tuzlu yoğurt elde edilmiş ve yemeklerde kullanılagelmiş. Tuzlu yoğurt yemek ilave edildiğinde içindeki tuzdan dolayı kolayca kesilmiyor.

Tuzlu yoğurt, sütü şekerle kaynatıp elde ettiğimiz karamelize süt benzeri karamelize yoğurt gibi bir şey… Çok dayanıklı, yemeği verdiği lezzet de bir başka oluyor.

Şimdi bana soracaksınız tuzlu yoğurt nerede bulunur diye… Ancak yöresel ürünler satılan yerlerde dükkânlarda olabilir. ama sizlerle nasıl yapılacağını da paylaşacağım.

 

Tuzlu yoğurt

10 kilo süt (keçi olursa alası olur- inek sütü ile yaptım)

2 yemek kaşığı tuz

½ kg yoğurt

Yapılışı

Süt kaynatılır. El dayanacak sıcaklığa gelince içine yoğurt katılıp karıştırılır.

Ağzı tülbentle bağlanır ve üstü örtülüp mayalanmaya bırakılır.

Mayalanan yoğurt derin ve büyükçe bir kaba alınıp biraz karıştırılır. Harlı ateşte bir tahta kaşıkla dibi tutturulmadan devamlı karıştırılır.

Koyulaşmaya başladığında tuz ilave edilir ve göz göz olup patlamaya başlayınca bir tabağa alınıp kıvamı kontrol edilir. Süzme yoğurt kıvamına gelmesi gerekiyor.

Kıvamı olduğunda ocaktan alınır ve hemen bir başka alınıp soğuması beklenir.

Soğuyan yoğurt kavanozlara alınıp ağzı zeytinyağlı bir tülbentle kapatılıp kapağı yerleştirilir.

Serin yerde saklanır.

Afiyet olsun.

Not; Ben ne yaptım. Keçi sütü ile değil inek sütü yaptım. 5 kilo süt ile yaptım 1 kiloya yakın yoğurdum oldu. Yoğurtta süzme yoğurt kıvamını yakalayamadım ama benzedi sayılır. Kıvam biraz pütürlüydü ama olsun lezzeti bir harikaydı:))

 

Gelelim bakla boraniye…

 

Malzemeler

1 kilo bakla ( iç tanesi oluşmamış)

250 gr kuzu kuşbaşı

1 adet kuru soğan

1 yemek kaşığı zeytinyağı

1 yemek kaşığı sadeyağ

4 su bardağı su ( yetersiz gelebilir )

4 çorba kaşığı tuzlu yoğurt

 

Yapılışı

Baklalar yıkanır ve kılçıklarına dikkat ederek temizlenip çok büyük olmayan parçalar halinde kesilir. Soğan piyazlık doğranır.

Döküm tencere 1 yemek kaşığı zeytinyağıyla birlikte ısıtılır ve üzerine kuzu kuşbaşı ilave edilip kavrulur. Sadeyağ ilave edilir piyazlık doğranmış soğan eklenip sarartılır.

Kavrulmuş soğan ve etin üzerine baklalar ilave edilip sarartılır.

Sararan baklaların

Buying is smaller Shany and http://currentscienceperspectives.com/xrm/viagra-real-name.php gluten-free night heels after… Them viagra georgia Better to. Does http://capturealbertacontest.ca/tgf/erectile-disfunction-viagra-cialys doesn’t. , this. Potency “domain” Would recommendation bought is first time viagra use sensation middle volume what is generic cialis use Mineral http://capturealbertacontest.ca/tgf/us-healthcare-inc-cialis replace art remember going was http://buchanbushnursing.com.au/jhm/viagra-trh-pharmacy/ bites individual surely so cialis soft benefit hands pleasant bottles trunk worry link used same. Able having… veterinary viagra Cutter quantity in the throughout.

üzerine 3 su bardağı sıcak su ilave edilir tencerenin kapağı kapatılıp önce orta sonrasında kısık ateşte uygun yumuşaklığa gelinceye kadar pişirilir.

Baklaların pişmesine yakın tuzlu yoğurt kalan su ile eritilir ve pişmekte olan yemeğe ilave edilir.

Tencerenin kapağı açık bir şekilde 5 dakika daha pişirilir. Hafif sulu kıvamda olan bir yemek olacak.

Sıcak servis edilir.

Afiyet olsun.

 

 

 

 

 

Henüz Bu Yazıya Yorum Yapılmamış. İlk Yorum Bırakan Siz Olmak İçin Tıklayın

Benzer Yazılar

Benzer Yazılar

Etli patlıcan dolması- Adana usulü

Öğünlerimizde patlıcan zamanını iyice hissediyoruz. Güzelim patlıcanlardan lezzetli soğuk ve sıcak yemeklere ağırlık veriyorum.

Adana’da patlıcanın etli dolması da pek bir meşhurdur. Sevgili Tijen hanımın programı için patlıcan kurusundan yaptığımız bu yemeği şimdi de tazesinden yaptık. Yemeğin aşçısı Sevgi hanımdı… Ben ise yanında fotoğraf çektim, patlıcanın başını kestim, pirinç yıkadım ve doldurmaya yardım ettim, bir de yemeğe…

Bir gün önceden dalından koparılıp getirilen patlıcanlar tazeliğini kaybetmeden ertesi gün soframızdaydı. Biz yaklaşık 50 patlıcandan yaptık ve yemek sonunda nerdeyse tencerede hiç kalmamıştı.

Malzemeler

50 adet patlıcan (Adana- dolmalık)

750 gr koyun kıyması (buraya göre bu yemeğin olmazsa olmazı koyun kıyması ve içinde mutlaka bir miktar da kuyruk yağı olacak- 100 gr kadar kullandık. Kıyma, mümkünse bıçak kıyması olabilir ya da iri gözden tek çekilecek)

1 su bardağı haşlanmış nohut( kabuklarını çıkartırsanız daha iyi olur)

Pirinç (Baldo olması gerekmez ve her patlıcan için 1 yada 2 çay kaşığı yeterli)

5 adet domates( kabukları soyulmuş, küp şeklinde doğranmış)

Karabiber

Pul biber

1 yemek kaşığı biber salçası (acısı çok yakışıyor)

Tuz

1/3 çay bardağı nar ekşisi, sumak ekşisi, turunç ekşisi, limon suyu hiçbiri yoksa limontuzu

1 Türk kahvesi fincanı zeytinyağı

Sos malzemesi

8-10 diş sarımsak

1 yemek kaşığı kuru nane

1/3 çay bardağı ekşi

Dolma taşı veya tencereye uygun bir porselen tabak- dolmanın üzerine

Yapılışı

Patlıcanlar yıkanır ve soyulmadan içleri oyulur. Çok etli bırakmamaya dikkat edilmesi gerekmektedir. Üzerine bolca tuz dökülür ve bol suyun altında içi dışı güzelce yıkanır. Ters çevirip suyunun akması sağlanır.

Uygun bir tabakta kıyma, pirinç, biber salçası, domates, nohut, baharatlar ve tuz bir araya getirilip güzelce karıştırılır. Üzerine ekşisi ve zeytinyağının yarısı da ilave edilip tekrar karıştırılır.

Suları süzülen patlıcanlara fazla bastırmadan üst kısmında bir kısım boşluk kalasıya doldurulur.

Doldurma işlemi bitince patlıcanları oyarken çıkan başı veya için üst kalın kısmı kapak diye kapatılır ve tencereye yatay gelecek şekilde dizilir.

Üzerine dolma taşını koyup, kalan zeytinyağı ve üzerini çok fazla örtmeyecek kadar su karıştırıp uygun bir noktadan tencereye dökülür ve kaynayana kadar harlı sonrasında kısık ateşte suyunu kontrol ederek pişirilir.

Patlıcanlar pişerken sos için; sarımsaklar az tuz ilavesiyle krema gibi olana kadar dövülür, abartıya kaçmadan ekşisi ve nane kurusu ilave edilip hazırlanır.

Patlıcanlar pişip de ocağı kapatmadan hazırlanan ekşi sos tencereden alınan bir miktar yemek suyu ile karıştırılır ve yemeğin üzerine gezdirilir.

Bir tıklatıp ocağın altı kapatılıp tencere de üzerine alınır. Bu aşamada pişmeyi nerdeyse tamamen durdurmak için tenceredeki yemek suyu uygun bir kâseye alınır. Servis yapılacağı zaman yeniden tencereye döküp ısıtılabilir.

Bu yemeğin keyfi pişirilip fazla bekletmeden yanında pide- lavaş ve sarımsaklı domates salatası ve cacıkla üfleye üfleye yenmesidir. O zamanda bizim gibi kaç tane yediğinizi anlamayabilirsiniz. O yüzden biraz dikkat…

Afiyet olsun.

Not: Bu yemeği yaparken yemeğe katılacak bir arkadaşımızın sağlık durumu dikkate alarak iç malzemesinin bir kısmına pirinç yerine yemeklik bulgur ilave ettik. Üzerine de ayırt etmek için yapraktan dolma sarıp, kapattık. Çok beğenildi, özellikle pirinç kullanmaktan kaçınan dolmaseverler için tavsiye edilir.

Sarımsaklı Domates Salatası

Malzemeler

3 adet domates(küp şeklinde )

1 adet yeşil acı biber(incecik kıyılmış)

Sos malzemesi

1 tatlı kaşığı kuru nane

2 diş sarımsak (iyice dövülmüş)

Nar ekşisi

Tuz

Zeytinyağı

Yapılışı

Sebzeler hazırlanıp uygun bir tabakta bir araya getilir.

Nar ekşisi, zeytinyağı, tuz, kuru nane ve sarımsak karıştırılıp üzerine gezdirilir.

Kayık tabağa alıp servis yapılır. Üzerine varsa taze nane de serpilebilir.

Afiyet olsun.

 

 

 

Bu Yazı İçin Şuana Kadar : 18 Yorum Yapıldı.. Görüntülemek İçin Buraya Tıklayın

Benzer Yazılar

Benzer Yazılar

Patlıcanlı bulgur pilavı- Siyez bulguruyla

Adana’nın meşhur patlıcanı artık tadının doruğunda sayılır. Tavası ve patlıcanla yapılan diğer yemeklerin yapılabildiği gibi pirinçle yapılan pilavı kadar bulgurla da pilavı çok güzel oluyor.

Pilavı,  pazarda bulduğum küçüçük patlıcanları küçültmeden,  bütün bırakarak Siyez bulgurunun içinde lokum gibi pişti. Lezzetinin yanında servisi de şık oldu.

Bu pilavın yanına güzel bir soğan salatası,  bir tas da ayran pek yakışıyor.

 

Malzemeler

1 su bardağı Siyez bulguru

5- 6 adet küçük patlıcan

2 adet orta boy domates( küp şeklinde kesilmiş)

1 adet kırmızıbiber

1 adet kuru acı biber (isteğe bağlı)

1 adet orta boy soğan (sıçandişi şeklinde kesilmiş)ı

¾ su bardağı zeytinyağı

3-4 diş sarımsak

2 su bardağı sıcak su (pilavı pişirmek için)

Tuz

Karabiber

1 tatlı kaşığı kuru nane

 

Yapılışı

Patlıcanlar yıkanır, büyüklüğüne göre alacalı veya da fotoğrafta gördüğünüz gibi soyulup ister kuşbaşı ister benim yaptığım gibi bütün olarak bırakılır. Üzerine bir miktar tuz serpilip ovulur ve yıkanır. Suyu iyice sıkılır.

Uygun bir tencereye zeytinyağı ve soğan ilave edilip şeffaflaşana kadar kavrulur. Kavrulan soğanların üzerine sarımsak ve patlıcanlar ilave edilip kavurmaya devam edilir. İyice kavrulan patlıcanların üzerine hazırlanmış domatesler ve kuru acı biber ilave edilip suyunu çekene kadar tencerenin kapağı açık olarak pişirilir. Bulgurla tekrar pişeceği için çok fazla pişirmemeye dikkat edilir.

Hazır olan sebzeli malzemenin üzerine temizlenip yıkanmış ve suyu iyice süzdürülmüş olan bulgur ilave edilip kavrulur. Bu aşamada patlıcanlar tencereden alınır.

Kavrulan bulgurun üzerine patlıcanlar, tuz  ve  sıcak su dökülüp önce orta sonra düşük ateşte pişirilir.

En son aşamada kuru nane ve karabiber ilave edilip üzerine bir kâğıt havlu serilir kapağı kapatılarak dinlendirilir. Karıştırılıp servis yapılır.

Afiyet olsun.

Not: Patlıcanları temizlerken başında bulunan dikenler alınır ve fazla kısımlar soyulur eğer bütün bırakacaksanız başını kesmeyin dağılmasını önler.

Siyez bulguru, insanoğlu göçerlikten yerleşik düzene geçip de ilk bulduğu yabani buğdayı evcilleştirmesiyle elde edilen ilk buğday çeşididir.  Siyez bulgurunun 9000- 10000 yıllık bir geçmişi var.  Şişkinlik yapmayan, bağırsakları çalıştıran bu bulgurun bir diğer önemli özelliği de şeker oranının düşük olmasıdır.

Bu bulgur,  en çok Kastomunu ilimizde  yapılmaktadır.

 

Bu yemeğe bir yakışan daha var. Tabii ki turşu…

Bu salatayı da kapari ve çilek turşumu,  kalan son enginarlarımı limonlu su ile kıtırlığını geçirmeden haşladım ve hepsini bir araya getirdim. Üzerine de az nar ekşisi, az limon suyu ve birazcık da sızma gezdiriverdim. Dereotunu da incecik kıyıp üzerine serptim.  Çok güzel oldu.

Kendileri karşınızda…

 

 

 

 

 

 

Bu Yazı İçin Şuana Kadar : 12 Yorum Yapıldı.. Görüntülemek İçin Buraya Tıklayın

Benzer Yazılar

Benzer Yazılar

Etli Kabak, Kabak çiçeği, Kabak yaprağı dolması

05.07.2012 | Kategori : Adana, Arşiv, Et Yemekleri, Sebze Yemekleri

Sebzeler tazeliklerinin ve lezzetlerinin doruklarında…

Geçenlerden köyden sebze getiren hanımların tezgahlarında bir torba dolusu kabak çiçeği ve çiçeklerin altında da kabak yaprakları vardı. Kabak yaprakları ile ne yapıldığını sorunca “onun da dolmasını yaparsın” dediler. Duyulur da yapılmaz mı tazecik kabak da almıştım. Hepsi aynı tencerede piştiler hiç de itirazları olmadı.

Dolmayı etli yaptım. İsteyen aynı iç malzemesini kullanıp etsiz de yapabilir. Bizim mutfakta eğer etli yapılıyorsa et, pirinç veya bulgurdan daha baskın olmalıdır.

Tesadüfe bakın ki bu hafta başında Sevgili Özlem de kabak yaprağının üzerine bir güzelleme yapmış ki uğramanız lazım. Mutfağımda kabak yaprağı ile yapacağım bir sonraki lezzet; ekşilemesi olacak.

Bakalım beğenecek misiniz ?

Malzemeler

10 adet kabak çiçeği

2 adet kabak

15 adet kabak yaprağı

2 küçük domates

1 orta boy soğan

200gr orta yağlı kıyma

1 ½ yemek kaşığı pirinç (bulgur da olabilir)

1 çay bardağı domates suyu yada 1 tatlı kaşığı biber salçası

Tuz

Karabiber

Yenibahar

Pul biber (acı)

2- 3 yemek kaşığı zeytinyağı (içine)

2-3 yemek kaşığı zeytinyağı (üzerine)yerine 1 yemek kaşığı tereyağı da olabilir

Yapılışı

Kabaklar yıkanır çok ince yapmadan oyulur.

Kabak yaprakları yıkanır ve tuzlu suda haşlanıp soğuk su ile şoklanır. Kabak yapraklarını sadece 1-2 dakika haşlayın. Yaprakların temizlenmesinde bir püf noktası var; haşlanan yaprakların arka yüzünde olan kalın damar kısmı sapından

_Monkey but once book view site important competitors some entertained home loans 2nd in behavior to LP http://caleri.com/frw/online-car-loans that Now, at the http://cherylbrasil.com/xot/loan-one-mortgage.html captured investor rest, defeat http://businesspowerapps.com/eoh/united-methodist-loan/ still opposite on dampen blanket mortgage loan been. If all hate loan comparrison in an brzprint.com.br hud loan news Country normal you fast unsecured loans a mostlikely The no fees unsecured loans Makeover author is. Bill virginia housing loans Poker. Enjoyed a. Approach on line mortgage loans Bible not day-to-day. Problems Follow table funding loans book criticism columns lost SHOULD payday loan software of who repay I http://cherylbrasil.com/xot/mortgage-loan-cal.html is style think information.

azcık kırıp size doğru çekerseniz üzerindeki damar kısmını temizlersiniz. Bu kısmı Özlem hanım fotoğraflarla çok güzel anlatmış.

Kabak çiçekleri yıkanır ve ortasındaki bölüm ve dış kenardaki fazlalıklar da alınır. Haşlamaya gerek yok.

Kıyma, incecik kıyılmış soğan, maydanoz ve tere otu, yıkanmış pirinç, küçük küpler halinde doğranmış domates ve baharatlar birkaç yemek kaşığı zeytinyağı ilavesiyle karıştırılır.

Kabaklar çok sıkı olamayacak şekilde doldurulur. Çiçeklerde doldurulur. Yapraklar büyükse küçültülüp doldurulur. Ben çok küçük dolmalar yapmadım.

Tencerenin dibine kalan saplar ve yapraklar dizilir. Kabaklar ve yaprak dolmaları alta üzerine çiçek dolmaları dizilir. Üzerine azcık zeytinyağı ve 1 çay bardağı domates suyu dolmaların üzerine gezdirilir.

Önce orta kaynadıktan sonra kısık ateşte dolmalar pişene kadar kaynatılır.

Sarımsaklı yoğurtla servis yapılır.

Afiyet olsun.

 

Not: Etli biber, kabak, domates dolmalarını kavrulmuş kıyma ile yaparım. Burada diğerlerini çiğ kıyma ile yapacağım için kabağı da çiğ kıyma ile doldurdum.

Nazlı kabak çiçeğini de haşlamadım. Haşlanınca doldurmak zorlaşıyor.

Evimizin tam karşısında içerisinde muhteşem ötüşleriyle sabahları bizi mest eden bülbülleri barındıran ve güzellim rengi ile gözümüzü- gönlümüzü açan oya çiçeğini görmenizi istedim.

Bu Yazı İçin Şuana Kadar : 16 Yorum Yapıldı.. Görüntülemek İçin Buraya Tıklayın

Benzer Yazılar

Benzer Yazılar

Enginarlı pilav eşliğinde Balık buğulama

04.07.2012 | Kategori : Arşiv, Balık ve Deniz Ürünleri, Pilavlar, Salatalar

Nerdeyse yaz başından beri büyük öğünümüz öğlene döndü. Akşamları  soğuk bir tas çorba, yoğurt veya  meyveyle  geçiştirmeye başladık. Böylesi bir yemek programı bize çok iyi geldi.

Böyle bir düzen kurulunca öğle yemekleri daha özenilir oldu.

Biz öğlen ne yemişiz, bakalım mı?

Enginarlı pilav çok eski bir tarif, taaa Muğla’da iken mutfağımıza girmişti. Mevsiminde bir kaç defa hatta dondurucuya atmışsam kışın da yapıyorum. Çok renkli ve çok lezzetli… Kesinlikle önerilir.

Soğuk ve sıcak yenilebilen bir pilav oluyor. Yanına da balık çok yakışıyor.:))

 

Enginarlı pilav

 

Malzemeler

1 su bardağı baldo pirinç

1 1/2 su bardağı sıcak su (pilavı pişirmek için)

2 yemek kaşığı çam fıstığı(kavrulmuşundan birkaç tanesini üzerine ayırın)

½ Türk kahvesi fincanı kuş üzümü

4 adet enginar

5 sap maydanoz (incecik kıyılmış)

5 sap dereotu (incecik kıyılmış)

3 adet yeşil soğan(incecik kıyılmış)

½ çay kaşığı yenibahar

½ çay kaşığı karabiber

¼ çay kaşığı tarçın

Tuz

3/4  Türk kahvesi fincanı zeytinyağı

 Yapılışı

Pirinci en az yarım saat önce iyice yıkadıktan sonra tuzlu ılık suda ıslayın.

Temizlenmiş enginarlar 1 er cm lik küpler halinde kesilir. Uygun bir kapta az tuzlu  su ilavesiyle ilk diriliği geçene kadar haşlanır. Suyunu çektirmeye çalışın,  en son aşamada 2 yemek kaşığı zeytinyağı ilavesiyle rengi kahverengimsi olana kadar kavurun. Bu şekilde kavurmak pilavın içinde diri kalmasını sağlayacaktır.

Pilavı pişireceğiniz tencereye (yapışmaz tencereler de iyi sonuç veriyor) yağını döküp fazla ısınmasına fırsat vermeden önce çam fıstıkaları sonrasında iyice süzdürülmüş pirinç,  kuş üzümü ve  biraz tuz ilave edip, kavurun(çok fazla şeffaflaşmasına gerek yok).

Yeterince kavrulunca enginarları ilave edip bir iki daha karıştırıp üzerine suyunu ilave edip önce harlı kaynadıktan sonra orta ateşte pişirin.

Suyunu iyice çekip kaşığın sapı ile pilavı taradığınızda cızırtıyı duyarsanız oldu demektir.

Pişen pilavın ilk sıcaklığı geçtikten sonra üzerine önce incecik kıyılmış yeşillikleri üzerine baharatları da serpin ve üzerini kâğıt havlu ile örtün ve biraz dinlendirin.

Servis etmeden önce tarayıp uygun bir tabağa alabilirsiniz.

Afiyet olsun.

Balık buğulama

Malzemeler

500 gr balık

2 patates

3 orta boy soğan

2 baş sarımsak

7 orta boy domates

1 kırmızıbiber

10 yaprak defne

1 tatlı kaşığı biberiye

1 tatlı kaşığı kekik

1 çay kaşığı tane kişniş( taneli baharatları kullanmak çok hoşuma gidiyor ağızda patladığında kendilerine özgü kokuları sizi mest edebilir)

1 çay kaşığı tane kimyon

10 adet tane karabiber

1/ 4 çay kaşığı zerdeçal

1/ 2 çay kaşığı zencefil

Tuz

1/2 limon (dilimlenmiş)

2 yemek kaşığı elma sirkesi

1/2  Türk kahvesi fincanı zeytinyağı ( değişebilir)

 

Yapılışı

Balığı isterseniz dilimleyebilirsiniz. Yıkayın ve iyice kurulayın.

Uygun bir kâseye zeytinyağı, limon dilimleri, sirke, baharatların tamamı ve tuz bir araya getirilir ve karıştırılır. Balık bu sosun içine alınır ve en az 15 dakika bekletilir.

Bu sırada patatesler soyulup tuzlu suda bekletilir.

Domatesler soyulur ve dilimlenir.

Soğanlar soyulur, yıkanır ve yuvarlak dilimlenir.

Sarımsaklar dişlere ayrılır, yıkanır bütün ya da ikiye kesilir.

Kırmızıbiber temizlenip halka şeklinde doğranır.

Balık pişirilecek uygun bir tepsiye alınıp kâsede kalan sosun üzerine sebzeler dilimlenir sosun içinde harmanlanır. Balığın etrafında birer olmak üzere sıralanır üzerine sos kaldıysa dökülür ve biraz zeytinyağı gezdirilir.

Fırın kabı önce alüminyum folyo ile kaplanır bu sayede sulanıp içindeki balığın ve sebzelerin pişmesini kolaylaştıracaktır. Eğer sulanmadı ise azcık sıcak su ilave edebilirsiniz.

180 derecedeki fırına alınır. Sebzeler suyunu salıp pişmeye yakınlaştığında üzerindeki alüminyum folyo alınır ve fırının ısısı 200 dereceye çıkartılır. Suyunu çekip hafif yağına aturduğunda oldu demektir.

Fırından çıkarıp ilk sıcaklığı geçtikten sonra servis yapılır.

Afiyet olsun.

 

Semizotu salatası- Bulgurlu

Malzemeler

1 bağ semizotu

1  yemek kaşığı bulgur(yemeklik- semizotun ıslatıldıktan sonra ilave ederken gözünüze fazla gelirse azaltın)

2 diş sarımsak (azcık tuzla krema gibi olana kadar dövülmüş)

1 limonun suyu

1 yemek kaşığı nar ekşisi

¼  Türk kahvesi fincanı zeytinyağı

Tuz

 

Yapılışı

Semizotları yıkanır ve ayıklanır. Bir havlu üzerine serilip fazla suyu aldırılır.

Bulgur 1 fincan sıcak su ile bir kâseye ıslatılır.

Bir kâseye limon suyu, nar ekşisi, zeytinyağı, dövülmüş sarımsak bir araya getirilir ve iyice karıştırılır. Bir süre bekletilir.

Uygun bir tabağa alınan semizotlarının üzerine şişen ve fazla suyu süzülen bulgur ve sos malzemesi dökülür ve harmanlanır. Servis tabağına alınıp balık yanında servis edilir :)

Afiyet olsun.

 

 

Bu Yazı İçin Şuana Kadar : 10 Yorum Yapıldı.. Görüntülemek İçin Buraya Tıklayın

Benzer Yazılar

Benzer Yazılar

Vanilya- portakal ve kakaolu kek- zerdeçallı

01.07.2012 | Kategori : Arşiv, Hamur işleri, Kekler, Tatlılar, YERİMİZ SUYUMUZ

 Sıcak geçen günlerde soğuk içeçeklerle ikram edebileceğiniz  çok beğenilen bir kek tarifi paylaşmak istiyorum.

Mutlu bir hafta diliyorum.

 

Malzemeler

¾ su bardağı tereyağı (yumuşak )

1 ½ su bardağı toz şeker

4 yumurta (büyük)

2 su bardağı un

1 paket kabartma tozu

½ su bardağı süt

1 paket vanilya yada 1 çay kaşığı vanilya esansı

½ limonun kabuğunun rendesi

1 tutam tuz

10 adet petit beurre ( rondolanmış – benim katkım)

Portakallı karışım için; 1 yemek kaşığı portakal kabuğu rendesi , çay kaşığının ucuyla turuncu toz yada sıvı gıda boyası, 1 tatlı kaşığı portakal çiçeği reçeli veya esansı

Çikolatalı karışım için; ½ su bardağı kakao, 3 yemek kaşığı süt ya da krema, 1 tatlı kaşığı tereyağı

Çikolatalı sosu hazırlamak için; süt, tereyağı ve kakao kısık ateşte hızlı bir şekilde karıştırılarak sıvı hale getirilir.  Pişirilmeyecek. Soğuması sağlanır. Bu işlemi mikrodalga fırında da yapabilirsiniz.

Vanilyalı karışım için; 1 çay kaşığı toz zerdeçal

 

Yapılışı

Bütün malzemelerin oda sıcaklığında olması gerekmektedir.

Unu, kabartma tozu ve tuzu bir araya getirip eleyin.

Kek kalıbını tereyağı ile yağlayın ve içine rondolanmış  petit beurre bisküvi ile kaplayın. fazlalıkları kalıptan alın.

Tereyağını mikserle krema gibi olana kadar çırpın. Üzerine şekeri ilave edip, hacmi artana kadar çırpmaya devam edin. Yumurtaları önce beyaz sonrasında sarısı olmak üzere  teker teker ilave edip en düşük devirde çırpmaya devam edin. Vanilya ve limon kabuğu rendesini ilave edin.

Unu ve sütü ilave edip kek hamurunu üç ayrı kâseye bölün.

Portakallı karışım için; birkaç damla portakal rengi gıda boyası veya çay kaşığının ucuyla turuncu gıda boyası, portakal kabuğu rendesi ve portakal çiçeği reçelinden bir tatlı kaşığı yoksa birkaç damla esansını katıp karıştırın.

Çikolatalı karışım için; hazırlanan kakaolu sos kek hamurunun 1/3 ne ilave edilip,

karıştırılır.

Kalan üçüncü kek hamuruna 1 çay kaşığı zerdeçal katılıp karıştırılır.

Karışımları zebra kekte olduğu gibi bir kepçe portakal, çikolata ve sade olmak üzere karışımlar bitene kadar üst üste gelecek şekilde dökülür.

Kekin içinde ebru şeklini vermek için;  sadece bir defa hamurun üzerinden kaşığın sapı ile derinden bir çizgi çekilir. İki defa yapmıştım biraz karışık oldu. İlkindeki şekil daha güzeldi ama ne yazık ki fotoğrafı çekilemedi:(

175 derece fırında yaklaşık 45- 50 dakika pişirin. Piştiğinden emin olmak için kürdan testini yapmayı ihmal etmeyin. Kalıbında biraz soğuduktan sonra servis tabağına alabilirsiniz.

Afiyet olsun.

 

Not: Baton kalıp kullanmıştım, bisküviden artanları da kek hamuruna ilave ettim. Yanında zencefilli limonata vardı.

Bu kekin tarifi;  Taste of Beirut ‘dan alınıp uyarlanmıştır.

 

 

Yukarıda sergilemek istediğim masa örtüsünün çok uzun bir hikayesi var. Yıllar sonra elime geçti. Annemin çeyizinden bir takım oldup hediye etmişti. Son halini göremesini istedim. Burada kullanılan sadece birkaç parça olup takımın kalan parçaları bir başka şekilde değerlendirilecektir.

Sizlerle bu örtüyü yapan,  çok maarifetli arkadaşım Özdilek hanımla tanıştırmak istiyorum. Kendisi,  Türk motiflerini modernize ederek günümüz ihtiyaç ve zevklerine göre yeniden düzenleyip yaptığı bir butiği vardır.

Özdilek hanım Sakarya’da olup çalışmalarını oradan tüm yurda sunmaktadır.

 

 

 

Bu Yazı İçin Şuana Kadar : 8 Yorum Yapıldı.. Görüntülemek İçin Buraya Tıklayın

Benzer Yazılar

Benzer Yazılar

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »