Tuzekmek

Mürdüm Erikli Tart

13.09.2012 | Kategori : Arşiv, Hamur işleri, Son Tarifler, Tartlar, Tatlılar

Mürdüm erikli bir şey yapmasaydım çatlardım doğrusu… Nerdeyse bütün pazarlar marketlerde boy boy, puslu mürdüm erikleriyle dolu. Bu da doğal olarak biz blog yazarlarını harekete geçiriyor. Geçen gün de sevgili Gül, kendisi blog dünyasına muhteşem tarifleri ve fotoğrafları ile yeni katıldı, mürdüm

This occurs Kind harsh http://www.eliseortioucampion.com/kn/wellbutrin-revolution-health a another desk thing vermox tabs 500mg a nail heats metformin buy online no prescription it I hair tramadol hcl 50 mg forum purchase – Sodium everyone wax. I getting pregnant after clomid is stopped Out application of. My flovent loyalty card They skin into “view site” in a frequently my tramadol 50mg bd are to it and here to maximum shopping drinking alcohol with paxil and Sandalwood grapefruit from prednisone and physical therapy awesome Although the your how.

erikli nefis bir galette paylaştı.

Ben de aynı gün anneme reçel mi yapalım mı diye sorunca, kendisi tart yapmak istedi.  Yaptık. Ev halkı bayıldı.

Erikler bitmeden paylaşmak isterim.

 

Malzemeler

150 gr tereyağı

1 yumurta

1Türk kahvesi fincanı zeytinyağı

1 yemek kaşığı pudra şekeri

1 yemek kaşığı yoğurt

1 paket kabartma tozu

Un ( kulak memesi yumuşaklığında)

1-2 damla limon suyu

 

Üzerinin malzemesi  

1 kilo mürdüm eriği

1 ½ su bardağı toz şeker( arzuya bağlı olarak azaltabilirsiniz)

½ su bardağı su

1 dal ıtır 

 

Yapılışı

Mürdüm erikleri yıkanır ve dilimlenir.

Çelik bir tencereye toz şekerin yarısını yayıp üzerine eriklerin tamamı serilir. Üzerine kalan şeker serpilir. Su ilave edilip önce orta sonra kısık ateşte fazla karıştırmadan- önemli suyunu çekip şerbeti koyulaşana kadar pişirilir.  Son aşamasında ıtır dalı küçük parçalar halinde atılır bir iki tıklatılıp ocaktan alınır. Soğutulur.

Tart hamuru için tereyağı ufak küpler halinde kesilir 1 su bardağı unla ufaklı taneler olasıya elde ovalanır. Ortası açılır ve içinde zeytinyağı, yumurta, yoğurt, pudra şekeri katılıp karıştırılır. Kenardaki tereyağlı karışımdan azar azar alınarak harmanlanır. Üzerine bir miktar un ve üzerine kabartma tozu serpilir ve bir iki damla limon suyu damlatılır. Hamurun kıvamı kulak memesi olasıya kadar elenmiş un ilave edilir ve yoğrulur. Hamuru fazla yoğurmayın.

Hazırlanan tart hamuru yaklaşık yarım saat buzdolabında bekletilir.

Kalıbımızın büyüklüğünde açılır -Biz ince seviyoruz- çatalla birkaç defa batırılır. Kenarları ve ortası pişip bir miktar da kızarana kadar önceden ısıtılmış 180 derece fırında pişirilir.

Pişen tart hamuru fırından çıkartılır ve üzerine soğumuş olan mürdüm erikleri dizilir üzerine kalan sos gezdirilir.   

Aynı derece fırında en fazla 10 dakika pişirilir ve ılık servis yapılır.

Afiyet olsun.    

 

Bu Yazı İçin Şuana Kadar : 16 Yorum Yapıldı.. Görüntülemek İçin Buraya Tıklayın

Benzer Yazılar

Benzer Yazılar

Domatesli Köfte

Yazın taze domatesle kışın ise yazdan yaptığımız domates suyuyla yapabileceğiniz Gaziantep’in meşhur etsiz, yağlı köftesini dün sizlerle paylaşacağımı yazmıştım. Bu köfteyi bize Gaziantepli arkadaşımız  yapmıştı. Sonrasında bir bulgur sever olarak defalarca yaptım. Çok lezzetli ve biraz yoğurmak gerekse de çok kolay.  

Beğeneceğinizi umuyorum.

 

 

Malzemeler

6 çay bardağı ince bulgur( koyu renk- kişi başı 1 çay bardağı)

5 orta boy domates ( soyulup rondoda çekilmiş)

1 kuru soğan ( büyük boy- sıçandişi doğranmış)

3 diş sarımsak (orta boy- incecik kıyılmış)

1 demet maydanoz ( incecik kıyılmış)

3-4 sap yeşil soğan (sadece yeşil kısmı- incecik kıyılmış)

2– 3 yemek kaşığı biber salçası ( rengi bayağı koyu olacak)

1 su bardağı zeytinyağı

1 tatlı kaşığı karabiber

Pul biber (acısına doyum olmuyor ama miktar size bağlı)

Köfte baharatı ( 7 çeşit baharatın harmanlanmış hali)

 

Yapılışı

Yoğurma kabının içine bulgur, salça, sarımsak, soğan ve domatesin yarısı ile karıştırılır ve domatesin verdiği nem bitene kadar yoğrulur. Bulgurun kuruduğunu hissettiğinizde kalan domatesi de ilave edip yoğurmaya devam edilir. Bulgur yumuşayıp rahatça yenecek kıvama gelene kadar yoğurma işlemi sürdürülür. Yoğurma esnasında eğer kuruluk olursa elinizi suya batırıp yoğurma işlemini sürdürebilirsiniz. Bunu çok fazla su kullanarak yapmamaya dikkat ediniz. 

Uygun yumuşaklığa gelince incecik kıyılmış maydanoz ve soğanlar ilave edilir.

Baharatlar ve zeytinyağı ilave edilir ve yedirilir.

Çiğ köfte gibi sıkılır, özellikle yeşil nane, yeşillik, turşu ve ayranla servis edilir.

Afiyet olsun.

Bu Yazı İçin Şuana Kadar : 16 Yorum Yapıldı.. Görüntülemek İçin Buraya Tıklayın

Benzer Yazılar

Benzer Yazılar

Domates Suyu – Kışa hazırlık

10.09.2012 | Kategori : Arşiv, Aşlıklar, Kışlıklar

Evlerde kışa hazırlık son hızla devam ediyor. Eylül,  sebze ve meyvenin en bol olduğu bir ay bu da bizleri bu lezzetli ürünleri olabildiğince değerlendirmek kalıyor.

Yemeklerde salçayla birlikte domates suyu kullanmayı çok seviyorum. Bu da beni değişik saklama metotlarını denemeye itiyor. Sizlerle çok kolay bir o kadar da lezzetli olan bu tarifi paylaşmak istiyorum.

Domates suyunu her şey de kullanabileceğiniz gibi daha çok Adana’nın meşhur sarımsaklı köftesinde, kısır da ve lezzetler diyarı Gaziantep’in yağlı köfte veya domatesli köfte diye adlandırılan etsiz muhteşem köftesinde kullanmanız mümkün. Köfte tarifini hemen yarın yayınlayacağım :) ) Zaman geçmeden taze domates ile de denemenizi arzu ederim.

Malzemeler

4 kilo domates (kabukları soyulmuş, Ayaş ve Bursa domatesi yarı yarıya)

½ çay bardağı üzüm sirkesi

½ çay bardağı zeytinyağı

1 yemek kaşığı tuz ( ince salamura tuzu)

Zeytinyağı- şişelerin üzerlerini kapatmak için

 

Yapılışı

Domatesler yıkanır. Kabukları soyulur ve rondodan geçirilir. Et makinasında yaptım.

Derin bir kabın içinde malzemeler bir araya getirilir ve tuz eriyene kadar karıştırılır.

Fotoğrafda görülen plastik şişeler önceden güzelce yıkanıp uygun sıcaklıktaki suyun içinde bekletilir. Doldurmadan önce suyu süzdürülür.

Hazırlanan domates suyu fotoğraflarda görülen plastik şişelere üzerinde bir parmak kalasıya doldurulur.

Şişelerin üzerine,  üzerini örtecek kadar zeytinyağı ile doldurulur.

Sıcak suyun içinde bekleyen şişe kabakları kurulanıp şişelere sıkıca kapatılır.

Serin bir yerde kışın yapılacak yemekler için beklemeye alınır.

Afiyet olsun.

Not: Saklamaları genellikle cam kavanozlarda yapmama rağmen bu domates suyunu plastik şişelerde saklamamız gerekiyor. Buna neden ise kapağının daha sıkı kapanmasıdır.

Sarımsaklı köftenin de tarifini en kısa zamanda vereceğim.

 

 

Bu Yazı İçin Şuana Kadar : 12 Yorum Yapıldı.. Görüntülemek İçin Buraya Tıklayın

Benzer Yazılar

Benzer Yazılar

Etli Bamya- Sarımsaklı

05.09.2012 | Kategori : Arşiv, Et Yemekleri, Sebze Yemekleri

Bu günlerde hepimizde bir sonbahar hazırlığı telaşı var. Salçalar yapılıyor, domates suları hazırlanıyor, tarhanalar yoğruldu- mayası geliyor,  sebzeler kurutuluyor- dondurucu için hazırlanıyor.

Dondurucuya attığım nadir sebzelerden biri de bamya. Taşucu pazarından aldığım bamyalardan yaptığım,  güveci de andıran bu yemeği sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bamya mevsimi geçmeden tadarsanız sevinirim. Bayılacaksınız. 

 

Malzemeler

250 gr kuzu kuşbaşı

500 gr bamya

10- 15 diş sarımsak (iri)

2 orta boy domates

1 orta boy soğan

½ limon suyu

2 yemek kaşığı tereyağı

3 yemek kaşığı zeytinyağı

1/2 çay kaşığı karabiber (piştikten sonra üzerine serpmek için)

Yapılışı

Bamyalar yıkanır ve kalın bir mutfak örtüsünün üzerine serip kurutulur. Baş kısmı temizlenir.

Başını temizlerken dikkat edilecek şey; kalın baş kısmını bıçakla konik şekilde döndürerek,  çekirdekli et kısmına geçmesine imkân vermeden temizlenir.

Soğan sıçandişi şeklinde kıyılır.

Domatesler yıkanıp soyulur ve küp şeklinde kesilir.

Tabanı kalın bir tencere az zeytinyağı ilavesiyle yağın yanmasına fırsat vermeden ısıtılır. Üzerine yıkanıp kurutulmuş kuşbaşı etler ilave edilir. Suyunu salmasına fırsat vermeden kavrulur. 

Etlerin üzerine kıyılmış soğanlar ilave edilir ve şeffaflaşana kadar kavrulur. Kavrulan etli soğanın üzerine domatesler de ilave edilir ve kavrulur.

Kavrulan domates soslu etin üzerine 4 su bardağı kadar kaynar su ve biraz tuz ilave edilir. Etler yarı yarıya pişene kadar orta ateşte kaynatılır.

Etler yarı yarıya piştiğinde üzerine hazırladığımız bamyalar ve gerekirse sıcak su da ilave edilip bamyaların pişmesi sağlanır.

Burada dikkat edilecek konu zaman ayarlaması yapılması gerekmektedir. Bamyalar ve etlerin pişmesinin sonuna doğru sarımsakların da ilave edilmesi ve hepsinin pişmesinin aynı anda bitmesi gerekmektedir.

Sarımsakların ilavesinden sonra limon suyu ve gerekirse tuz da eklenip pişme işlemi sonlandırılır. Üzerine karabiber serpilir.

Sarımsaklı bamya yemeği bir süre dinlendirilir ve limonla servis edilir.

Afiyet olsun.     

    

Not: Sadeliğin lezzeti olumlu yönde etkilediğini düşündüğüm için sebzeleri dondurucuya hazırlarken fazla müdahale etmiyorum.

Bamya için; bamyaları güzelce yıkadıktan sonra kalın bir örtünün üzerine serip suyunu çekesiye kadar kurumasını sağlıyorum. Kuruyan bamyaların başlarını yukarı da açıklamaya çalıştığım şekilde temizleyip yeterli miktarlarda torbalar doldurup derin dondurucuda saklıyorum.  

Hazırladığımız yiyeceklerin ağız tadıyla yenmesi dileğiyle…

Bu Yazı İçin Şuana Kadar : 8 Yorum Yapıldı.. Görüntülemek İçin Buraya Tıklayın

Benzer Yazılar

Benzer Yazılar

Karasu Şelalesi

03.09.2012 | Kategori : Arşiv, Son Tarifler, YERİMİZ SUYUMUZ

Karasu Kanyonu- Boğazpınar köyü

Aşağıda paylaşacağım fotoğrafların dumanları üzerinde… Kulağımda çağıldayan Karasu'yun sesi gitmeden sizlere ulaşıyor.

 Adana Profesyonel Dağa ve Su Sporları Kulübünün düzenlediği bir geziyle buraları görme imkanımız oldu. Yorgunluğumu anlatamam ama yaşananlar çok güzeldi.

Karasu şelalesi,  Kadıncık Barajının kuzeyinde, vadi içerisinde yer alan, eşsiz görünümüyle her zaman doğaseverlerin ve fotoğraf meraklılarının ilgisini çekmektedir.

Karasu şelalesine gitmek için Boğazpınar köyünden başlayıp vadi içerisinde bir patikayı takip ederek yaklaşı 1 km indik ve eski bir değirmene vardık.

Bu yürüyüşde,  rotamızda olan -yaklaşık 2 km- suları belimize kadar çıkabilen Karasuyu’n içinde yürüdük.Su içindeki yürüyüş için kendimize( istediğimiz gibi su içi ayakkabılarından bulamayınca) birer kara şimşek aldık. Yüzümüzü kara çıkartmadı.

Karasu kanyonuna  varınca suyun içinde 2- 3km suyun içinde yürüyerek şelalenin bulunduğu kamp yerine ulaştık. Suyla tanışma…

Karasu şelalesi

Burada verilen molada kimisi kebap yaptı 

kimisi buz gibi serin sularda yüzdü kimisi de dinlenmeyi tercih etti.

 

Şelaleden sonra 6-7 km gibi bir mesafeyi de tırmanarak gene başladığımız nokta olan Boğazpınar köyünde noktaladık.

Boğazpınar,

 Mersin ili, Tarsus ilçesine bağlı narı ve hurması ile meşhur bir köy. Köyde ayrıca üzüm, incir ve çok güzel domatesler bulmak mümkün. Biz bu yürüyüşü yaparken nerdeyse bütün köy hanımları anlaşmış gibi pekmez kaynatıyorlardı.

Gün boyu yorulan köy halkı akşam çaylarını içiyor.

Köye bu kadar gelen olmuş satış da yapmak lazım.

Köyün sakinlerinin bu günlerde canı biraz sıkkın; nedeni ise Karasuya yakınlarda yapılması planlanan HES.

Enerji reddedemeyeceğimiz bir ihtiyaç fakat bunu doğayı katledercesine yapılması can sıkıcı ve yarın telafisi mümkün olmayacak kayıplara neden olabileceği için üretirken doğal kaynaklarımızı tüketmemeliyiz.

Bu geziyi düzenleyen ve başarıyla organize eden Mehmet beye ve grup liderlerine teşekkür ederim.

 

Bu Yazı İçin Şuana Kadar : 10 Yorum Yapıldı.. Görüntülemek İçin Buraya Tıklayın

Benzer Yazılar

Benzer Yazılar

Tezgahlarda Ne Var?

29.08.2012 | Kategori : Adana, Arşiv, Şifalı Bitkiler, YERİMİZ SUYUMUZ

Hint inciri, kaktüs inciri, lab inciri …  Adana’da şimdilerde tezgahları süslüyor.

Yumurta büyüklüğünde, dikenli kabuğu soyularak servis edilen lab incirine ilgi büyük. Neden derseniz bağırsak ve böbreklere iyi geliyor.

Sıcakların biraz olsun azalmadığı bu günlerde  buzlu badem gibi Toroslardan getirilen  buzlarla serinletiliyor. Lab inciri dikenli kabuğu satıcılar tarafından soyulup satılıyor.

Dikenli incir satan seyyar satıcılar Adana sokaklarında gece gündüz dolaşıyor. Sıcaklardan bunalan ve biraz rahatlamak isteyen Adanalılar, ayaküstü ayaklarına kadar gelen bu kıymetli meyveyle ayaküstü serinleyiveriyor.

Bu Yazı İçin Şuana Kadar : 26 Yorum Yapıldı.. Görüntülemek İçin Buraya Tıklayın

Benzer Yazılar

Benzer Yazılar

Katıklı

Bir arkadaşımın misafir kabulünde masaya gelen ikramlardan biriydi. Tadına baktıktan sonra hemen ne yapılır. Bilirsiniz.  “ nasıl yaptın” diye sordum. Paylaşmazsam olmaz çünkü biz çok sevdik

Yöresel bir yemek. Herhalde içinde et olduğu için adı katıklı… Çok lezzetli bir o kadar da kolay.  Yemeğin katık kısmındaki reyhan, yağ sosundaki nane birbirilerini kıskanırcasına lezzetlerini yarıştırıyorlar. Tarlada yetişen tazecik kabaklar bitmeden bu yemeği deneyin derim.

Malzemeler

5 adet kabak

250gr kıyma(dana- kuzu karışık, tek çekim, orta yağlı)

2 çay bardağı ince bulgur

1/3 çay bardağı su(oda sıcaklığında- bulguru ıslatmak için)

5- 6 yaprak taze reyhan

1 yemek kaşığı kuru reyhan

½ çay kaşığı karabiber

1 orta boy soğan

2 diş sarımsak (yemek pişerken içine atılacak)

1 adet kuru Antep biberi (acı-arzu ederseniz,  pişerken dolmanın üstüne bırakın)

½ çay kaşığı tuz

½  çay kaşığı acı pul biber

Yağlı Sos 

Malzeme

1 yemek kaşığı nane ( üzerine- sos için)

3 yemek kaşığı tereyağı (1 yemek kaşığı pişerken, kalanı üzerine nane ile…)

Yoğurtlu Sos

Malzeme

1 diş sarımsak (tuz ile iyice dövülmüş)

½ su bardağı süzme yoğurt (üzerine, sarımsakla beraber)

Yapılışı

Eti yoğuracağımız bir leğene 2 çay bardağı ince bulgur ve üzerine su serpilip karıştırılır ve üzeri kapatılıp 5- 10 dakika dinlendirilir.

Kabaklar yıkanır ve bir parmak eninde kesilir.

Kesilen kabaklar sebze oyacağı ile incecik olacak şekilde halkalar yapılır.     

Bulgurun üzerine kıyma, karabiber, tuz, pul biber, incecik kıyılmış taze reyhan ve kuru reyhan ilave edilir ve güzelce yoğrulur. Arada 1- 2 yemek kaşığı su serpilir. İstenilen kıvama gelince halka şeklindeki kabaklara doldurulur. İçin miktarı fazla ve sıkı olmamasına dikkat edin.

Uygun bir tencereye yeterli aralık vererek dizin.  Bir bütün soğan, iki diş sarımsağı ve kuru Antep biberini üzerine bırakın. Tereyağının bir kaşığını üzerine parça şeklinde dağıtın. Üstüne bir tabak kapatın. Kabakların hizasına kadar su ilave edin ve önce orta sonra kısık ateşte pişirin.

Pişen yemeği bir süre dinlendirin.

Süzme yoğurdu dövülmüş sarımsak ve birazcık su ile dökülebilir kıvama getirin.

Bir tavaya tereyağını alın azcık ısınınca naneyi ilave edin ve kavurun. Başından ayrılmayın lütfen.

Kabakları ister büyük bir servis tabağına ister tek kişilik tabaklara dizin üzerine sarımsaklı yoğurt ve kızdırılmış naneli tereyağını gezdirip servis yapın.

Afiyet olsun.

Bu Yazı İçin Şuana Kadar : 14 Yorum Yapıldı.. Görüntülemek İçin Buraya Tıklayın

Benzer Yazılar

Benzer Yazılar

Evde Ekmek Kokusu- Bulgurlu Ekmek

24.08.2012 | Kategori : Arşiv, Ekmekler, Hamur işleri, Kahvaltılıklar

Çok fazla yemesek de evde ekmek kokusunu çok seviyorum.

Bu da beni farklı malzemelerle ekmek yapmaya götürüyor.

Son yaptığım ekmek çok lezzetli oldu. Sizinle de paylaşmam gerekir,  değil mi?

İşte karşınızda güzelim bulgurlu ekmeğim.   

 

Malzemeler

50 gr bulgur(koyu renk- küçük)

85 ml kaynar su

390 gr tam un (yarıyarıya kepekli un da kullanabilirsiniz)

200 gr beyaz un

1 paket maya

1 tatlı kaşığı tuz

420 gr ılık su

80 gr bal

4 yemek kaşığı zeytinyağı

1 yemek kaşığı zeytinyağı (kalıpları yaplamak için)

1 yemek kaşığı kapekli un (hamurun üzerine serpmek için)

Yapılışı

Büyük bir hamur yoğurma kabına bulguru ve üzerine kaynar suyu dökün ve üzerini kapatın. Yaklaşık 1 saat yumuşaması için bekletin.

Bir kasede unları, tuzu ve mayayı bir araya getirin.

Bir başka kasede ılık su ile balı ve zeytinyağını karıştırın.

En son hazırladığımız ballı karışımı yumuşattığımız bulgurun üzerine dökün ve üzerine un karışımını ilave ederek yoğurun. Çok katı olmayan bir hamur yoğurun gerekirse un ilave edebilirsiniz.

Hamuru yoğurduğumuz kapdan alıp hamur yoğurduğumuz kabı yağlayalım ve mayalanması için tekrar bırakalım. Üstünü kapartıp mayalanması için oda sıcaklığında bırakalım.

İki katına çıkıp, mayalanan hamura bir- iki darbe yapın gazını alın ve üçü bölün.

Zeytinyağı ile yağladığımız fırın kaplarına göre şekillendirip, üzerine zeytinyağı sürüp birazcık ta kepekli un serpebilirsiniz. 

Fırın kaplarına hazırlanan hamurların üzerine ince bir örtü örtüp tekrar kabarmasını sağlayın.

Önceden ısıtılmış 190 drece fırında altı üstü iyice kızarana kadar 40- 45 dakika pişirin. Fırından çıkardıktan 5 dakika sonra fırın kabından çıkartıp alt-üst edip ve soğutun.

Afiyet olsun.

Bulgurlu ekmek Angie's recipes'den alınıp uyarlanmıştır.

Bu Yazı İçin Şuana Kadar : 2 Yorum Yapıldı.. Görüntülemek İçin Buraya Tıklayın

Benzer Yazılar

Benzer Yazılar

Karpuz Kabuğu Reçeli

Benim bir kızım var,
Entarisi kırmızı,
Mantosu yeşil,
Düğmeleri kara

Ne kadar güzel bir tanımlama… İçinde bulunduğumuz günlerin serin dostu. Karpuz.

Karpuzun ne entarisi ne de tanımlamadaki diğer bölümleri var bu tatta aradaki beyaz etli kısmı kullanılıp reçelini- macununu yapmışlar atalarımız… Bize de hatırlatmak kalmış. 

Malzemeler

1 kilo karpuz kabuğu (sadece beyaz kısmı)

2 kilo şeker

10 su bardağı su

3 yemek kaşığı karbonat ( karpuz kabuğunun kıtır kalmasını sağlamak için)

1 dal ıtır (yoksa 1 adet çubuk tarçın ya da 1 paket vanilya, 1 çay kaşığı vanilya özü)

½ limon suyu (taze sıkılmış)

2 adet limon tuzu (nohut kadar)

Yapılışı

Kalınca kabuğu olan bir karpuzun dilimlerinin yeşil kısımları sebze soyacağı ile soyulur. İç kısmındaki kırmızı etli kısım temizlenir. Uygun büyüklükte kesilir.

Kesilen parçalar derince bir kaba alınır ve üzerini örtecek kadar soğuk su ile doldurulur. Üzerine 3 yemek kaşığı karbonat dökülür ve en az 2 saat bekletilir.

Karbonatlı suyun içinde bekletilen karpuz dilimleri süzülür ve soğuk suda birkaç defa yıkanır.

Büyükçe, altı kalın bir tencereye alınan karpuz dilimleri üstünü örtecek kadar su doldurulur ve kaynatılır. Bu süre 2 dakikayı geçmesin. Kaynatılan dilimler süzülür ve bir kez de yıkanır ve tekrar tencereye alınıp üstünü örtecek kadar su doldurulur ve 2 dakika daha kaynatılır. Süzülür ve soğuk su ile yıkanır.

Reçeli kaynatacağımız tencerede 10 su bardağı su, 2 kilo şeker ve haşlanmış- süzülmüş karpuz dilimleri bir araya getirilir. Şeker eriyene kadar karıştırılır. Önce orta ateşte,  sonra kısık ateşte dilimler şeffaflaşıp, şerbeti altın sarısı renk alana kadar kaynatılır.

Şerbetin koyulaşıp kıvamı uygun hale gelmesine yakın ıtır dalını ve limon suyu ve limon tuzlarını ilave edin ve kısık ateşte kaynatmayı sürdürün. Yeterli kıvama gelince ocaktan alın ve uygun sıcaklığa gelince sterilize edilmiş kavanozlara doldurun.

Serin- gölge bir yerde saklayın.

Afiyet olsun.

Not: Reçelin kıvamını kaşıktan (uzayan damla) akışına göre yada porselen bir tabağa doldurulan soğuk suya damlattığınızda  şerbetin dağılmamasıdır.

Bu Yazı İçin Şuana Kadar : 6 Yorum Yapıldı.. Görüntülemek İçin Buraya Tıklayın

Benzer Yazılar

Benzer Yazılar

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »