Kel Köy- Karaisalı

Kel köy- Karaisalı

Yağlı çörek tarifi

Yağlı çörek nasıl yapılır?

Geçenlerde bir davet aldım,  kimden mi?

Sıdıka teyze- Mehmet amca’dan. “Yağlı çörek yapacam, gel.” Durulur mu?

yaglıcörek1-1

Bahçeye girince kavrulmuş küncü ve un kokusunu duyuyorsunuz. Hem keçiboynuzundan hem de undan helvalarımız kavrulmuş, süt kaynamış. Yörenin zeytinleri tatlanmış,  küplere basılmış peynirler ve nasıl pişirildiğini kaçırdığım yağlı çörekler bizi hazır bekliyordu.

Yağlı çörek, Karaisalıya mahsus bir hamur işi. Büyük bakır tec, üzeri bir tepsi ile kapatılıyor. Alttan ve üstten közle kapatılıp pişiriliyor. Yağlı denmesinin sebebi ise pişirilecek bakır kabın içine bir miktar yağ dökülüp, közde ısıtılıyor ve mayası gelmiş hamurlar uygun büyüklükte pazılar yapılıp üzerine susam dökülüyor tavaya bırakılıyor ve üzeri tepsi ile kapatılıp içini alıp, güzelce kızarana kadar pişiriliyor. Çok lezzetli olmuşlardı bir daha ki sefere, kısmetse pişirilmesini de fotoğraflayacağım.

Yağlı çörek genelde yumurta, süt, yoğurt, kabartma tozu, maya ve su bir araya getiriliyor kulak memesi yumuşaklığında un ilavesiyle yoğruluyor. Mayalandırılıp  pişiriliyor.

yaglıcörek2-2

Ev artık bizim gibi nerde ne var diye bakılıp, fotoğraflamam pek hoş karşılanıyor. Bu defa gözüme kocaman tahta havan,

tahtahavan3-3

tavukların yemi için ayarlanmış bakır bakraca doldurulmuş buğday  ve tası

bugday4-4

ve terazileri de gözüme ilişiverdi.

terazi5-5

Bahar gelmiş tabii ki, Sıdıka teyzenin bahçesinde şebboylar çoktan açmış,

sebboy6-6

pembe sümbüller mis gibi kokularını vermişti.

sümbül7-7

Baharın ilk otu sayılan; tirşik.

tırsık1-1

Yabanisinden sümbüller,

yabani-sumbul1-1 Mavi muscariler açmış arıları bekliyor.

kırcıcegı1-1

İncirler o hafta tek yapraklarını vermişti şimdi yaprakları birkaç tane oldu.

incir1-1
Karaisalı’nın pek güzel bir yerine yerleşmiş pek büyük olmayan Kel köy bolca zeytin, küncü, salçalık biber yetiştiren bir yer. Köyün bir güzel özelliği de  yörenin taşlarından yapılmış taş evlerin olması.

ev13-13

Evlerin çoğu yıkılmış durumda

ev11-11

Bu evler, eski sahiplerini bekler ya da yenilerine kavuşmak ister durumda ama terk edilmiş olmaları çok üzücü.

evıcı2-2

Evlerde  genelde  taş ve ahşap malzeme kullanılmış. Alt katta ahır,

ev1-1

 kiler diye kullanılan bölümler

ev6-6

Kengerler merdivenlerin arasında sıkışmış ama pek bi güçlü.kenger1-1

Üst katta açık- ocaklı bir veranda var.

ev3-3

Odaların kapılarında minnacık açıklıklara ne için açılmış acaba?

ev15-15

Her odada ocak,

evıcı3-3

ahşap dolaplar ve  sergenler bulunuyor.

evıcı1-1

 Belki gelirim diye hamur tahtalarını bile bırakmışlar.

evıcı4-4

Bir süre Ramazanoğlu beyliğinin yönetiminde olmuş bir bölgede asırlık zeytinleri görmek mümkün.

zeytin2-2

Sıdıka teyze sadece yağlı çörekle bırakmadı bizi, ocak keyfi de yaptık.  Közde patates

kozdepatats1-1

ocağın ateşinde patlatılmış mısır defne çayımıza eşlik etti.

mısır1-1

Yaylalar isterim de gelip göçmelik,

Lalesi sümbülü de çiçek açmalık diyen; Sıdıka nene, çok yaşa sen.

sıdıkanene1-1

Ayrıca, bu bölgenin fotoğraf sanatçıları, doğa sporu sevenler için ideal bir bölge olduğunu düşünüyorum.

Benzer Yazılar

Alıç - Çocukluğumuzun meyvesi
Alıç - Çocukluğumuzun meyvesi
Ciğer Kebap
Ciğer Kebap
Portakal Çiçeği Şerbeti
Portakal Çiçeği Şerbeti
Bahar Dalları
Bahar Dalları

Yorumlar
  1. belgin Mart 28, 2014 11:55

    Keşke bende bu kadar güzel anlatıp, fotograflar çekseydim. Sanki birlikte gezdik , daha önce orada yaşamışlara birlikteydik, teyzenin dizinin dibinde oturduk bende patates mısır yedim.
    Şahaneydi unutamadığım bir gündü

  2. Sare Mart 28, 2014 15:04

    Belgin hanım, beğenmenize çok sevindim.
    Yurdumuz çok güzel, insanlarımız bir başka güzel.
    Bizimle birlikte Kel köyü gezdiniz:)) Ne mutlu bana!
    Sevgilerimle…

  3. IŞIL YALÇINER Mart 28, 2014 23:25

    Sareciğim,

    Çok yaşasın Sıdıka teyzeler çooook. Öyle güzel anlatmışsın ki; her fotoğraftan sonra ayrı bir heyecanla diğer kareye geçiyorum ve ben de oraları o derin kasabaları, köyleri görmek istiyorum. Çok üzücü tabi böylesine güzel yerleri terkedip gitmiş olmaları. Acaba neler yaşandı o evlerde, neler pişti taştı, ben de aşırı bir merak uyandırıyor. Hatta münkün olsa da gidip oraları tekrar yaşanılır yerler haline getirsek. Ama aynen bu haliyle.

    İyi ki varsın Sareciğim, sağolasın.

  4. Sare Mart 29, 2014 08:50

    Işılcım, teşekkür ederim.
    Sıdıka teyze bir cevher bir dinlesen her cümlesinden bir mani akıyor. Bayılıyorum.
    Evler bu haliyle bile çok güzel, dediğiniz gibi neler neler gördü neler… Bilinçli bir yapılaşma ile yeniden hayata döndürülebilir.
    Kısmet olursa birgün gezeriz birlikte.
    Sevgilerimle…

  5. FSBÖ Mart 29, 2014 00:43

    Çook güzel… Teşekkür ederiz.

  6. Sare Mart 29, 2014 08:51

    Sema teyze, birçoğu sizler için:))
    Çok öpüyorum.

  7. A Cat From London Mart 30, 2014 17:47

    Evler muhteşem, insanın boğazı düğümleniyor bu güzelliklerin terk edilmesine, pimapenli, kalebodurlu, laminant parkeli evli yaşamların her yeri basmasına… Paylaştığınız için teşekkürler.

  8. Sare Mart 30, 2014 21:01

    A cat from London, o ocakların başında oturup çıtırtısyla okumak, uyumak ne keyiftir, değil mi?
    Teşekkür ederim.
    Sevgilerimle…

  9. ayşegül aksu Nisan 14, 2014 10:19

    karaisalılı değilim ama çocukluğumun geçtiği yerler.. servisle dereden geçerken uzaktan görünen kelköy.. çocukluğum..

  10. Sare Nisan 14, 2014 16:16

    Ayşegül hanım, Kel köy ne kadar güzel bir yer. Yeşillikler içinde tepeden ovaya bakıyor.
    Muhabbetle…

  11. selenga Nisan 29, 2014 01:21

    anlatı sardı sarmaladı, merceğiniz ise sizin gibi o kadar sezgiye kendisini bırakmış ki.
    doğaya dönüş mü bu istediğimiz?
    öpüyorumm
    cheese cake’e bittim tabi:)

  12. Sare Nisan 29, 2014 08:16

    Selengacım, teşekkür ederim.
    Cheesecake işine bir çözüm bulmalı:)?
    Öpüyorum kocaman.

Yorumlar

Yorum göndermek istiyorsanız, lütfen aşağıdaki formu doldurunuz.

Adınız (required)
 : 

Email Adresiniz (required)
 : 

Website Adresiniz
 : 

Yorumunuz :