Dostlar sofrası
Şevketi Bostan Ekşilemesi Soframızda konuklarımız vardı. Sayfasında birbirinden lezzetli tarifler paylaşan sevgili Gül‘den pizzamız, Ege’nin incisi İzmir’den kocaman bir yürek muhteşem bir paket göndermiş. Kundaklara belenmiş mücevherler çıktı içinden, Çıntar ve Şevketi bostan… Çıntar hiç katkısız sadece zeytinyağı ve azcık tuz- karabiber biraz da kekik ilavesiyle suları içinde bırakılmak üzere kavruldu. Şevketi bostan bu sıralama ast solist muamelesi gördü ve pizzamızın yanında aynen sevgili Özlem’in tarifi üzere önce biraz kök kısmı azcık tuz ve limon tuzu ilaveli- Böyle yaptım. Doğru mu? Özlemcim- suda haşlandı. Yumuşadıklarında yeşiller ilave edildi uygun kıvama gelince alındı ve hemen soğuk suya ve süzgece… Suları iyice süzülünce üzerine taze sıkılmiş limon suyu ve katmasam olmaz azcık nar ekşisi ve sızma zeytinyağı gezdirip üstünü kapattım biraz anlaşsınlar diye… İşte dostlarımızla kurduğum sofra… Buyursunlar, efendim. Pizza Bianca da tadılmaya değer.
Hacılar- Hassa
Güzel yurdum. Amanos dağlarının eteklerinde etrafı bağlar ve zeytinliklerle kaplı olan olan Hassa- Hacılar köyü bir taş ev cenneti… Bugün bozulmuş olsada sokak araları Arnavut kaldırımlarıyla kaplı. Her evde ve bahçesinde bulunan ocaklar buün hala işlevini sürdürüyor. Her sabah köyde mutlaka bu ocaklarda bazlama yapılıyor. sokak aralarında bugün kör tıpalı çeşmeler Evlerin damları ağaç beton tekniğiyle yapılıp – birkaç detay- sıkıştırmak için loğlanırmış. Yemyeşil bir ortamda yaşasalarda pencere önlerinden ve bahçalerinden çiçek eksik olmayan evler… Gelin görün ki kaderlerine terkedilmiş. Bir kısmı ağıl olarak kullanılmakta. Köyde bugün anlamını yitirmiş arasta bütün haşmetiyle eski müşterilerini bekler gibi Kepenklerini açtıklarında dolacaklarmış gibi sapasağlam bekliyorlar. Günümüze kadar gelmiş köyün yaşamına uzunca bir zaman şahitlik etmiş çınar yaşam için savaşını sürmektedir. Köyde geleneksel yöntemle zeytinyağı çıkarmayı sürdüren bir imalathane de var. Asidi artmaması için toplanan zeytinler hemen işleme alınıyor. Biraraya gelen zeytinler önce akan bantda aspiratör maarifetiyle püskürtülen havayla yapraklardan temizlenip taş değirmenin olduğu yerde birikiyor
Yalancı baharın otları
Yağmurun ardından gelen bereketle otlar baharmış gibi ortaya çıkıvermişler. Basmaya kıyamadığım yalancı baharın otları soframızı şenlendirmek için toplandı ve müthiş aromalarıyla damağımızı mutlu etti. Anlayacağınız sadece zeytin toplamadık . Bunlardan en baharatlısı yabani tere– sadece baharda kısa bir zaman pazarda da buluyordum. O kadar aromatik ki… Pek çok yerde görebileceğimiz, salatasıyle gönülleri fetheden turp otu… gene ekşilemesini yapabileceğiniz radika minnacık halleriyle kuş dili tazecik hardal otu yabani bakla otu ekşimsi tadıyla pek bir latif olan kuzu kulağı evelik Ekşilemesi ve bastırması benim gönlümü çalan yılan pancarı- tirşik büyümek için çabalıyor. Çiçek açınca uzunca bir sapı olan çiriş otunun kuruyan sapı çocukların rüzğar gülünün sapıymış bir zamanlar… Yeni senenin baharında toplayacağım motuk- kapari Kimisinin meyvelerinin ballı bir tadı olan meşe palamutları da pek güzel görünüyorlardı. Bildiğimiz hünnaba göre daha küçük meyveleri olan yabani hünnap da bu bölgede bolca var. Buraya aynı zamanda bağlarının bolluğundan dolayı “bağ tepeleri” denirmiş. Bu yuva şimdi boş ama baharda belki










Son Yorumlar