Biraz Serinlemek İster misiniz? Kızıldağ
Rivayet odur ki… “ Evvel zaman içinde, bir beyin 40 yıldır uyuyan bir kızı varmış. Çocuğunun iyileşmesi için her şeyi deneyen bey, onu alıp başka yerlere götürmek istemiş. Yola çıkmış ve bir süre gittikten sonra kızında bir kıpırtı fark etmiş ve kendi kendine -burada umut var- demiş. Biraz daha yükseğe çıkıp da sevgili kızı uyanmaya, hareket etmeye başlamış. Çocuğunun iyileşmesi ve hayata dönmesi üzerine bu bölgeye yerleşmeye karar vermiş.” O zamanlar adı “Kız dağı “ olarak anılan zaman içinde Kızıl dağ adını alan bu yerleşim, sadece Mayıs ve Ekim aylarında rahat yaşanabilen iklim şartlarında olan 1600m den 2000m kadar yükseklikte evler olan Kızıldağ, Adana’nın Karaisalı ilçesinin en itibar gören yaylasıdır. Kızıldağ uzunca bir süre Ramazan oğullarının ait bir bölge olarak kalmış ve döneme ait bazı binaları görmek mümkündür. Bunlardan en önemlisi bugün içinde ibadet ediyapılabilen, yöresel dokuyu taşıyan taş ve ahşap işçiliği olan Kızılağaç camisi… Bugün harabeye dönmüş ilgi bekleyen
Biraz serinlemek ister misiniz?
Çok sıcak! Deniz kum güneş üçlemesinden artık biraz sıkılanlar varsa doğanın serin kalbine bir keşif yolculuğuna davet ediyorum. Böyle bunaltan bir havada nerelere gidilir diye düşününce aklıma ilk gelen, yaylalar ya da serin sular… İşte sizleri serin suların aktığı iki kanyona götürmek istiyorum. Kapıkaya ve Körkün kanyonu Her iki kanyonun ortasında bazen incecik bazen de geniş yatağında serin sular akıyor. Bunlar; Çakıt çayı ve Körkün ırmağı. Çukurova’nın bereketinin kaynaklarından biri olan Seyhan’a kavuşana kadar bu yollardan geçiyorlar. Kapıkaya kanyonu, Adana’ ya 40 km uzaklıkta Karaisalı ilçesinde olup yaklaşık 200 m. yükseklikte etrafında kızılçam, çınar, zakkum, defne, murt ve yenilerde dikimi yapılan akasya ağaçlarıyla kaplı, bu koca gövdeli göğe ulaşmaya çalışan ağaçların altında adaçayları, merdoşlar, kekikler, yabani nanelere ve bilmediğim birçok bitki türüne rastlamak mümkün… Yerköprü’den yol alıp da kanyona doğru ilerlediğinizde yabani güvercinler, bazı yırtıcı kuşlar sizi karşılayabilir. Korkmayın sakın herkes kendi telâşında… Yapımına yeni başlanan ve birkaç ayda bitirileceği
Armut kebabı
Armut Kebabı tarifi Armut Kebabı nasıl yapılır? Ramazan ayının gelmesiyle sofralarımız daha gösterişli- geleneksel yemekler ile donanmaya başladı. Güzelliklerle dolu bir Ramazan ayı geçirmeniz dileğiyle… Geçen senenin Yemek ve Kültür dergisinin unutulmaya yüz tutmuş yemekler başlığı altında verilen Kilis ve Halep’te yapılan biraz uğraştırıcı ve ağır sayılabilecek bir yemek, Armut kebabı… Çok lezzetli, bir o kadar da şık ve servisi kolay bu yemeği iftar- davet sofralarında sunabilirsiniz. Malzemeler 5 adet patlıcan (Adana- orta büyüklükte) Et (bir kere çekilmiş kuzu kıyma- yağsız, her patlıcan için 100 gr yeterli geliyor) 1 yumurta 1 orta boy soğan (rendeleyip suyunu sıktım- soğan suyunu ette acı buluyorum) 5 diş sarımsak 5 yeşil sivri biber 2 yemek kaşığı un (kepekli kullandım) Tuz Karabiber 1 tane kuru Antep biberi- acı 1 kilo domates (rendelenip bir miktar tuz ve kuru Antep biberiyle az suyukalana kadar pişirilip üzerine 1/2 Türk kahvesi fincanı zeytinyağı ilave edilir) 3 yemek kaşığı tereyağı (patlıcanı










Son Yorumlar