Karesis Kalesi- Kozan

12.10.2011 | Kategori : Adana, Arşiv, Yerimiz Suyumuz
Karesis Kalesi- Kozan

Karesis Kalesi- Kozan  Bir şehir için en üzücü olan şey,  her yönden çok zengin bir bölgenin üzerinde kurulu olup, ama yeterince tanıtımının yapılamamış olmasıdır. Kozan,  yerleşimin bir kısmı mümbit ovada sırtını da  yükseklere dayamış bir yerleşim. Topraklarında 12 ay tarım yapılabilen Kozan, aynı zamanda stratejik bir bölge. Bu konumunun bir getirisi olsa gerek yakınında (Kozan’ın merkezine yaklaşık 15 km uzaklıkta), MÖ 300 yıllarına ait ve 1056 metre yükseklikte olan; uzaktan, uyuyan bir fili andıran ve (Büyük) İskender’in yaptırdığı bilinen, duvarlarının üzerinde gücü temsil eden fil figürü kabartmalarıyla meşhur Karasis kalesi bulunuyor. Karasis kalesine 30-40 kişilik bir yürüyüş ekibiyle rehber eşliğinde tırmandık, ben bu tırmanışa hayatta iken yapılması gerekenlerden diye düşünüyor. Bu bölgede yoğun bir bitki örtüsü var. Kozan’a birkaç km uzaklıkta hemen serine de kavuşabilirsiniz (burada serin yerler çok kıymetli). Bu serinlik alanlarından biri Boğazlıyan. Burası çok güzel bir derenin kenarına kurulmuş, ulu çınarların altında serinleyebileceğiniz her türlü günübirlik ihtiyaca

Kozan

11.10.2011 | Kategori : Adana, Arşiv, Yerimiz Suyumuz
Kozan

Kozan- Adana Karasis Kalesi- Kozan Kozan, bir kısmı mümbit ovada (ne yazık ki), sırtını da yükseklere dayamış, kültürel ve doğal zenginlikleri ve tarihi dokusu olan Adana’ya 69 km uzaklıkta bir yerleşim merkezidir. Kozan’dan genel görünüş… Şehir merkezinde yer alan, dokusu korunarak yenilenen ve butik otel-restoran olarak işletilen Yaverin Konağı, bölgeye yeni bir çehre katmış. Kozan çok eski bir yerleşim merkezi olduğu için şehrin içinde de ele alınıp yenilenmeyi bekleyen muhteşem konak eskileri var. Ayrıca şehir merkezinde hala dimdik duran 15. yüzyıla (1448) ait bir camii, Hoşkadem Camii (halk arasında Büyük Cami), yine şehrin merkezinde, şehre hâkim bir yükseklikte kurulmuş bir kale ve çoğalmakta olan apartmanlar… Konağın lokanta, evin içinden dışarıyı görebilen ve anahtar bırakılan kısmı (tava) ve üst kata çıkışı gösteren detaylar. Konağın dışarıdan görünüşü, hala su çıkan kuyusu, bahçeye bakan odalar bölümü ve bahçenin yukarıdan görünüşü… Üst katlardan odalar… İçeriden ve dışarıdan detaylar… Konağın gece ışıklandırılmış hali. Topraklarında 12 ay tarım

Alıç – Çocukluğumuzun meyvesi

04.10.2011 | Kategori : Arşiv, Şifalı Bitkiler, Yerimiz Suyumuz
Alıç – Çocukluğumuzun meyvesi

  Çocukluğumuzun meyvesi olan alıçın  zamanı gelmiş. Pazarda, tezgâhta küçük kese kâğıdı içinde birkaç tanesinin epey birşey ettiğini görünce, iplere dizilmiş olarak pazarlarda ya da okulun önünde satıldığını hatırladım. Yeşilden turuncuya kadar birçok rengi görebileceğimiz alıç’ı ipten çekip koparır, iki ısırıkta bitirirdik. Bazense ilk ısırıkta içindeki küçük kurtçukla karşılaşırdık. Alıç; çok yüksek olmayan bir bitki olup, pembe-beyaz renkte çiçekler açıyor. Daha çok kayalık ve taşlık yerlerdeki çalılıklar içinde ve ormanlarda yetişiyor ve sonbahar mevsimini müjdeleyen bir meyve. Mayhoş tattaki alıç meyvesi ekşi muşmula olarak da biliniyor. Alıç meyvesi üzerine yaptığım araştırmada bir kalp dostu olduğu ve başta C vitamini olmak üzere çeşitli vitaminler içerdiğini öğrendim. Sinirler üzerinde yatıştırıcı etkisi ile sinir bozukluğunu ve sinirsel çarpıntıları giderdiği de yazıyor.  Beyne kan akışını artırıyormuş ve uykusuzluğa iyi geldiği yazıyor. Yüksek tansiyonu düşürür. Mideyi kuvvetlendirir. Spazm çözücü ve idrar söktürücüdür. Vücutta alışkanlık yapmadığı ve birikerek vücuda zararlı olabilecek maddeler içermediği için alıç,  uzun

« Önceki sayfaSonraki sayfa »